Başka Zaman Kütüphaneleri (2003 Dünya Fantezi Ödülü)Zoran Živković

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.421
Gösterim
Adı:
Başka Zaman Kütüphaneleri
Alt başlık:
2003 Dünya Fantezi Ödülü
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055075521
Kitabın türü:
Orijinal adı:
библиотека
Çeviri:
Cumhur Orancı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Zepros Kitabevi
Sırp edebiyatının önde gelen yazarlarından biri olan Zoran Zivkovic, postmodern fantezi türünün dünya üzerindeki en önemli yapıtlarından olan ve 2003 yılında Dünya Fantezi Ödülü'ne layık görülen "Başka Zaman Kütüphaneleri"nde iç içe geçmiş altı öyküye yer veriyor.
Gelecekte bir gün yazacağı romanlara Internet ortamında, bir web sitesinde rastlayan bir yazarla tanışırız bu öykülerin ilkinde. Sonraki öyküde, posta kutusunda sürekli olarak kalın ciltli kitaplar bulan ve oturduğu apartman dairesinin içini bu kitaplarla dolduran yalnız bir adam çıkar karşımıza. Üçüncü öyküde, dünya üzerinde gelmiş geçmiş ve halen yaşamakta olan tüm insanların biyografilerinden oluşan bir kütüphaneden bir gece vakti korkulu kuşkular içinde çıkmaya çalışırız. Dördüncü öyküde, cehennemde sonsuza dek kitap okumaya mahkûm edilmiş bir günahkârla aynı hücrede buluruz kendimizi. Bizi şaşkına çevirir bütün dünya kitaplarını içinde barındıran küçük bir kitap, beşinci öyküde. Son öyküde, kütüphanesinin rafında karşısına çıkan karton ciltli bir kitaptan kurtulmaya çalışan eski kitap koleksiyoncusunun tecrübesiyle dünya üzerinde bugüne değin yayımlanmış ne kadar kitap varsa hepsini içimizde buluruz.
Olağanüstü bir düş gücünün ürünü olan "Başka Zaman Kütüphaneleri," içinde Pandora'nın kutusunun saklı olduğu bir roman.
Victor Hugo'nun güzel bir sözü vardır. "Kitaplık kurmak, ibadethane kurmak kadar kutsaldır" der. Bir cümle ama idrak edebilen için son derece manidar.

Tarihte bir yolculuğa çıkarsak eğer geçmiş dönemlerden bu yana kütüphanelerin gelişmiş milletlerin en önemli unsurlarından biri olduğunu görürüz. Tarihte pek çok şehir; içinde yer alan kütüphaneler, alimler, okuyan, düşünen insanlar sayesinde meşhur olmuştur. Geçmişin derinliklerinde durum bu iken geldiğimiz noktada, güzel ülkemde kitap okuma oranının %4'lerde olması içler acısı.

Bir kütüphane oluşturmak, kitapların her birine bağlanmak, onları eve gelen ve hiç gitmesin dediğimiz bir misafire gösterilen özen niteliğinde kütüphanede muhafaza etmek emek ister. İşte tam da bu yüzden kütüphaneler önemlidir. Ziyaret ettiğimiz evin havasını solumamızı sağlar, insanların fikir dünyası hakkında bilgi verir. Bir de kütüphanesiz evler vardır ki, onlardan söz etmek istemiyorum bile. Bir nevi kimliksiz, amaçsız bir hayatı simgeler benim gözümde. Biz güzel şeyler konuşalım ve Zoran Zivkovic'in bambaşka kütüphanelerini ziyaret edelim.

Eser birbiriyle bağlantısı olmayan altı öyküden oluşuyor. Her öykünün teması kitaplar ve kütüphaneler. Gece Kütüphanesi, Ev Kütüphanesi, Soylu Kütüphane gibi isimlere sahip hikâyeler. Yalnız bildiğimiz klâsik tarzda başı ve sonu belli hikâyeler yok bu eserde. Sonunu okuyucunun bağlayabileceği, ucu açık hikâyeler... Benim içlerinde en beğendiğim Gece Kütüphanesi isimli hikâye oldu. Her bir hikâye okuyucuya bir de mesaj veriyor. Verilen mesaj da okuyucunun hayal gücünün genişliğine göre şekilleniyor. Yazarımızın yaratıcı yazarlık konusunda uzman biri olduğu ve bu konuda eğitimler verdiği düşünülürse ne demek istediğim daha net anlaşılır. Yani hikâyeleri okuyunca yazarın alanında ne kadar başarılı olduğunu görmemek mümkün değil.

Hikâyelerde okuyucuya verilen mesajlar son derece anlamlı ve hikâyeyle bir bütünlük içinde. Kitabı okumaya başladığımda her bir hikâyenin son kısımda birbiriyle kesişeceğini düşünmüştüm fakat yanılmışım. Hikâyelerin her biri kapının ardında yer alan şahsına münhasır birer tablo gibi yer edindi zihnimde. Her bir kapı, arkasında zengin manalar barındıran bir tablo saklıyor. Kitaptaki harflerin puntosu oldukça büyük ve sayfa sayısının az olması kitabı hiç sıkılmadan, bir çırpıda okumanızı sağlıyor. Hâlâ başka zaman kütüphanelerini ziyaret etmediyseniz belki bu alıntı ziyarete vesile olur. Bol kitaplı okumalar dilerim. :)

"Soylu bir kütüphane, bir mideye çok benzer. İçine neyin girip çıktığına çok dikkat etmek gerekir. Sadece özel ve uygun özelliklere sahip olanların soylu bir kütüphaneye girmesine izin verilmelidir. Eğer oraya ait olmayan bir kitap, bir yolunu bulup kütüphaneye girerse, hazmedilemeyecek bir şeyi dikkatsizce yutmak gibi bir durum ortaya çıkar; mide bulantısı ve kusmayla sonuçlanır."
Romandan ziyade bir öykü kitabı gibi aslında. Son kısımda bir birleşme var ama bana göre bir öykü bu. Bu durum kitabı kötü yapmıyor. Bence çok etkileyici hikayelerden oluşan bir yapıt. Hayalgücünü harekete geçiren bir eser, elinizden bırakamıyorsunuz.
Kitaba ve kütüphaneye dair aklımıza pek de gelmeyecek fanteziler var. Geceyarısı kütüphanesi benim favorim. Okumayı kaçırmayın.
Kitap, kitaplar etrafında dönüp dolaşan altı hikâyeden oluşuyor. Posta kutusundan çıkan binlerce kitap, kapağı her açılıp kapandığında içindeki yazıları değişen gizemli kitap, gelecekte yazılacak olan kitapları sunan online kütüphane.. Huzursuzluğun içinde saklı bir merak ve şaşkınlık duygusu ile çevirdim sayfaları. Ev Kütüphanesi adlı öyküyü okurken akıbetimden endişelendim.
Yazarın hayal gücünü, üslubunu; çevirmenin titizliğini takdir ettim.
.
"Okuma eylemi"nin bir sağaltım olduğunu vurgulayan Cehennem Kütüphanesi adlı öyküyü ara ara okumakta fayda görüyorum.
Fantastik bir kitap. Altı kütüphane öyküsü içeriyor ve her biri inanılmaz gerçek hissi yaratıyor. Okurken hiç yadırgamıyorsunuz. Fantastik olaylar seviyorsanız bu kitab da çok seversiniz. İçinde çok güzel mesajlar da barındırıyor. Gençler ve çocuklar da çok rahatlıkla okuyabilir.
Fantastik edebiyat sevenler için tadı damağında bırakacak bir kitap "Başka Zaman Kütüphaneleri" 6 öyküden oluşuyor. Sonuncu öykü, kitabın öykülerine hem atıfta bulunuyor, hem de her şeyi derleyip toparlıyor. Öykünün içinden öykülere bakarsak, -"Sanal Kütüphane" güzel bir rus salatasıydı. Benim damak tadıma tam olarak uyması için mayonezin biraz fazla olması gerekirdi. "Ev Kütüphanesi" etli şehriye çorbası tadındaydı. Çok sıcaktı. Bu yüzden üfleye üfleye yedim."Gece Kütüphanesi" biber dolmasını andırıyordu. Biber dolmasının püf noktası olan kıymayla pirinç miktarları gayet güzel tutturulmuştu. "Cehennem Kütüphanesi" çok lezzetli bir vişne pastaydı. Tatlılarla aram iyi değildir, ama bu bambaşka bir şeydi. "En Küçük Kütüphane" beraberinde sütlü kahve getirdi. Ben daha hafif bir şey tercih ederdim- diyor Zoran Zıvkovıc "Soylu Kütüphane" öyküsünde kitabını yerken. Kitaba acıktıysanız size bu menüyü öneririm.
Fantezi türünde okuduğum ilk kitaptı. Sanki fantastik bir filmin senaryosunu okuyormuş gibi hissettim. İçinde kısa hikayeler var. Değişik bir tarz denemek isteyenlere öneririm.
İyi okumalar ️
Anlatımı gayet açık ve anlaşılır. Kitap çok güzel yazılmış. Ödül almasından da anlaşılır zaten. Kütüphanelerle ilgili bir roman yazılabilir mi sorusuna karşılık sanki.
Bu kitabı hangi kitap sayfasının önerisiyle aldım hatırlamıyorum ama her kimse, kendisine minnettarım! İlk sayfalarından itibaren içine çeken, bir sonraki sayfada neler olacak diye bir an önce diğer sayfaya geçme isteğiyle dolduran, ama bitmesini asla istemeyeceğiniz türden bir kitap. O yüzden hem büyük bir heyecanla hızlı hızlı, hem de ara vere vere okudum bu kitabı. Yazarın üstün hayal gücü beni kendisine hayran bıraktı. En kısa zamanda diğer kitaplarını da okumak istiyorum. Kitaplar hakkında olması da kitap kurtlarının kalbini ayrı okşuyor. Eğer kitabı alıp almama konusunda tereddüte düştüyseniz, kesinlikle daha fazla düşünmeyin ve bu kitabı alın.
Beyin yakan bir kitaptı. Bu kitabın başkahramanının "kitap" olması hayli ilgi çekiciydi. 6 hikayeden oluşan kitap son hikayede bütünleşiyor, yazarın hayal gücüne kayran kaldım. Alışılagelmiş türde bir fantastik kitap olmamasına rağmen her öyküyü çok beğendim ve "keşke şu adamın yerinde ben olsaydım" diye geçirdim çoğu öyküyü okurken :) Kitabın kitapla harmanlandığı bu eser zaten Dünya Fantezi Ödülü'nün de sahibi olmuş. Sıradan olayların dışında, farklı birşeyler okumaktan hoşlanıyorsanız keyifle okuyacağınız bir kitap olacaktır.
Zoran Živković 6 öyküden oluşan bu enfes menüyü önümüze seriyor ve bize zevkle yemek kalıyor. Öyküler hem birbirleriyle bağlantılı, hem de birbirlerinden tamamen bağımsız. Her öykü bambaşka bir mesaj barındırıyor içinde. Kitabı okurken size gereken tek şey hayal gücü. Çok fazla hayal gücü. Kitabı aslında siz şekillendiriyorsunuz. Siz ne istiyorsanız, kitap o oluyor. Yaşasın biber dolması ve vişneli pasta.
Okuduğum onca kitap içinde belki de en enteresan kitaplardan birisiydi. O yüzden çabucak bitmesine üzüldüm. 6 hikayeden en hoşuma giden ise Gece Kütüphanesi oldu. Gerçekten insanın hayal gücünün nerelere kadar ulaşabileceğini gözler önüne seriyor. Bunun en önemli sebebi de sanırım Zivkovic'in Yaratıcı Yazarlık konusunda uzman olup dersler vermesi büyük etken. Kitaplarda kitaplara dair her ne yazılıyorsa muhakkak okunmalı...
Çok zaman önce okumanın televizyon önünde ömür törpülemekten çok daha işe yarar ve zevkli bir şey olduğunu keşfetmiştim.
Soylu bir kütüphane aşağı yukarı bir mideyi andırır. İçine neyin girip çıktığına çok dikkat etmek gerekir.
Yazarların kokusu olur. Bir yazar yazmakta ne kadar zorlanırsa, kokusu o kadar keskindir. Bunu bilmiyor muydun?
Bazı zamanlar bir muammayı kabul etmek çok daha mantıklı ve gerekli olabilir.
Zoran Živković
Sayfa 30 - İstiklâl Kitabevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Başka Zaman Kütüphaneleri
Alt başlık:
2003 Dünya Fantezi Ödülü
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055075521
Kitabın türü:
Orijinal adı:
библиотека
Çeviri:
Cumhur Orancı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Zepros Kitabevi
Sırp edebiyatının önde gelen yazarlarından biri olan Zoran Zivkovic, postmodern fantezi türünün dünya üzerindeki en önemli yapıtlarından olan ve 2003 yılında Dünya Fantezi Ödülü'ne layık görülen "Başka Zaman Kütüphaneleri"nde iç içe geçmiş altı öyküye yer veriyor.
Gelecekte bir gün yazacağı romanlara Internet ortamında, bir web sitesinde rastlayan bir yazarla tanışırız bu öykülerin ilkinde. Sonraki öyküde, posta kutusunda sürekli olarak kalın ciltli kitaplar bulan ve oturduğu apartman dairesinin içini bu kitaplarla dolduran yalnız bir adam çıkar karşımıza. Üçüncü öyküde, dünya üzerinde gelmiş geçmiş ve halen yaşamakta olan tüm insanların biyografilerinden oluşan bir kütüphaneden bir gece vakti korkulu kuşkular içinde çıkmaya çalışırız. Dördüncü öyküde, cehennemde sonsuza dek kitap okumaya mahkûm edilmiş bir günahkârla aynı hücrede buluruz kendimizi. Bizi şaşkına çevirir bütün dünya kitaplarını içinde barındıran küçük bir kitap, beşinci öyküde. Son öyküde, kütüphanesinin rafında karşısına çıkan karton ciltli bir kitaptan kurtulmaya çalışan eski kitap koleksiyoncusunun tecrübesiyle dünya üzerinde bugüne değin yayımlanmış ne kadar kitap varsa hepsini içimizde buluruz.
Olağanüstü bir düş gücünün ürünü olan "Başka Zaman Kütüphaneleri," içinde Pandora'nın kutusunun saklı olduğu bir roman.

Kitabı okuyanlar 68 okur

  • Güneş Köksal
  • Ebru G.
  • Nisa
  • Aylin Kılıç
  • Nevra Karayel
  • Yakup Çabuk
  • B.A
  • Ncy M
  • Özlem D
  • Deniz Türkdönmez

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%24.2
25-34 Yaş
%48.5
35-44 Yaş
%18.2
45-54 Yaş
%3
55-64 Yaş
%3
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%71.4
Erkek
%28.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (10)
9
%20 (7)
8
%14.3 (5)
7
%20 (7)
6
%5.7 (2)
5
%11.4 (4)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0