Kendi masası dağınık bir öğretmenin öğrencilerinin masasının düzenli olmasını istemesi, çocuklar için anlamlı olmayacaktır. Yine aynı şekilde işten gelince çıkardığı yere atan bir babanın çocuğunun kirli sepetini kullanmaması da doğaldır.
Etrafı kirletmesin diye mutfakta iş yapılmasına izin verilmeyen, iyi yapamıyor diye kendi odasını temizlesine fırsat verilmeyen, alınan sinema biletini kaybeder diye güven duyulmayan, taşıdıklarını düşürür diye sofra kurulurken yardım etmesine izin verilmeyen, uyumlu seçimler yapamaz diye kıyafetlerini bizim seçtiğimiz çocukların sorumluluk duygularının gelismesine aslında bizden başkası engel olmuyor.
(Unutmayalım güven, kırılmayan bir heves ve verilen motivasyon; o kaybedilen sinema biletinden, kirlenen halıdan, uyumsuz kıyafetlerden daha değerlidir:)) bence...
Evinde tek gözdesi olan çocuklariçin yirmi-otuz kişilik bir sınıfın eşit olmak ve kimse tarafından korunup kollanmadan kendi ayakları üstünde var olmaya çalısmak, oldukça zorlu bir durum hâline geliyor.