Şanssız insanlar genel olarak şanslı insanlardan daha gergindirler. Bu endişeli ruh hali beklenmeyeni fark etme yeteneklerine zarar verir. Sonuç olarak fırsatları kaçırırlar çünkü başka bir şeyi aramaya aşırı odaklanmışlardır. Partilere, mükemmel eşlerini bulma düşüncesiyle giderler. Bu yüzden de iyi arkadaşlar edinme fırsatlarını kaçırırlar. Belli iş ilanlarını bulmaya kararlı bir biçimde gazeteleri incelerler ve diğer iş olanaklarını kaçırırlar. Şanslı insanlar daha rahat ve açıktırlar. Dolayısıyla yalnızca aradıklarını değil orada ne olduğunu da görürler.
Kendini şanssız olarak tanımlayan insanlar var mı hayatınızda? Onları bir düşünün, hayatta ne kadar yer kaplıyor, ne kadar girişken, ne kadar cesur? Gerçekten cesaretli, azimli insanlar şansla yola çıkmazlar. Şans onların yoluna çıkar.
Piyango bileti almadan, size ikramiye çıkmaz. Buradan yola çıkarak şunu diyebiliriz. Şansımızı, attığımız adımlarla kendimiz yaratırız. Yeni adımlar, yeni imkân ve fırsatlar yaratır.
İnsanlar, baskı ve etki bırakmak istedikleri kişinin onları ciddiye alıp almadıklarını yoklarlar. Eğer ciddiye alınırlarsa, sürekli kendilerini memnun etsin diye ondan memnun olmadıklarını ifade ederler. Eğer insanların dediklerini sürekli takip eder ve merak edersen, onları senin hayatının sahibi haline getirirsin.
Eğer geçmişinde insanları memnun etmek üzerine bir yetişme tarzı ile büyümüşsen, insanların senin hakkındaki olumsuz yorumlarından çok fazla etkilenirsin.
Başka insanların, seninle ilgili fikirleri (veya arkandan konuşmaları) seni çok üzüyorsa, bu konuşulan konu ile ilgili değil, senin olayı algılama şeklin ile alakalıdır.