Gül Boyraz

Gül Boyraz
@_persona_
Osman sen gerçekten var mısın?
7/10
·129 syf.··
2026 39. kitabı
Aylin Balboa'dan okuduğum ilk kitap. Çok samimi bir dille yazılmış ve bir çırpıda okunuyor. Süslü cümleler yok gündelik hayatta nasıl bir dil kullanıyorsak o şekilde yazılmış samimiyeti buradan geliyor. Konu olarak da değişik bir kurgu. Sevdiği bir adam var adı Osman, sürekli adamla bi ayrılıyor bir barışıyor kendi içerisinde bunun ruhsal savaşını veriyor. Aslında insan psikolojisini güzel yansıttığını düşünüyorum. Kayıp, yas, hayata tutunamama aynı zamanda mutlulukları, sevinçleri hepsini içimizde hissediyoruz. Osman'a sürekli kendisini anlatıyor ama kitapta Osman hiç var olmuyor aslında. O başkahramanın zihninde, belki de gerçek değil kendi var etti bilemiyorum. Şans verilebilir bence.
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,3bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Beğenmedim
5/10
·296 syf.··
2026 38. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 23:02
Çok okundu, çok beğenildi, çok popüler oldu ve ben uzun zamandır hayır popüler kitap okumayacağım diyerek okumayı reddettim. Keşke reddetmeye devam etseymişim Kitap aslında konusu itibariyle güzel. Her insanın hayatından sıkıldığı ve şöyle olsa nasıl olurdu diye düşündüğü zamanları olur hep farklı bir hayat yaşadığımızda daha mutlu olacağımızı düşünürüz fakat bu mümkün olmayabilir yaşayacağımız her farklı olasılık başka farklı sıkıntılar doğurur. Burada da başkahramanımız Nora hayatından bıkmış bir vaziyette intihara karar veriyor ve kendisini bir kütüphanede buluyor. Bu kütüphanede yaşayabileceği sonsuz sayıda hayattan istediğini seçiyor ve onu yaşamaya başlıyor fakat gittiği her yerde yine mutsuz olacak bir şey buluyor ve sonunda yaşadığı kök yaşamın en iyi hayat olduğuna ve o hayatı güzelleştirmesi gerektiğine karar veriyor. Bu bir fantastik roman mı yoksa kişisel gelişim kitabı mı karar veremedim. Dili sade olaylar akıyor ama fazla akıyor sanki, Nora'nın gittiği bazı hayatlar o kadar kısa sürüyor ki ne oldu demeden bölüm bitiyor bütün olaylar havada asılı kalıyor. Cümleler fazla didaktik evet hayat her şeye rağmen yaşamaya değer biz bunu biliyoruz sevgili yazar. Bir fantastik roman yazdıysan bu kişisel gelişim kitabı cümlelerinin ne işi var burda o zaman. Ayrıca Nora ağır bir depresyonda ve intihar eğilimindeyken bir gecelik fantastik bir zihinsek yolculukta hemen farkındalık kazanıyor ve ruhsal sorunları tamamen çözülüyor çok romantize edilmiş geldi. Evet beğenemedim arkadaşlar siz neyini beğendiniz bu kadar anlatın bana.
İnsan ve Duygular
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202597,8bin okunma
Sanatçı eserini mi yaratır yoksa eseri tarafından mı yaratılır?
10/10
·360 syf.··
2026 36. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 21:50
Öncelikle son zamanlarda okuduğum en güzel kitap. Dilinin sadeliği anlaşılabilirliği, akıcılığı, konusu her şeyiyle çok beğendim. Yağ ve mermer aslında iki büyük rönesans sanatçısını simgeliyor. Yağ; Leonardo da Vinci'nin sabırlı, detaycı, her şeyi bilimle çözmeye çalışan, mükemmeliyetçi, yumuşak geçişleri olan yağlı tablolarını temsil ediyor. Mermer; Michelangelo'nun fevri, öfkeli ve tavizsiz, taşın içindeki ruhu özgürleştirmeye çalışan ve adeta onunla savaşan heykel sanatını temsil ediyor. Yazar bu iki sanatçının Davut Heykeli'ni yapmak için birbirleriyle muazzam bir ego ve varoluşsal savaş veren bir dünya tasarlamış. Bu dünyanın içine girildiğinde her şey gerçekmiş gibi geliyor. Leonardo'nun Mona Lisa'ya aşkı, Michalengelo'yu kıskanması ve kendine rakip olarak görmesi, yaşlanma korkusu diğer tarafta ise Michalengelo'nun sevgisiz geçen çocukluğu, hırçınlığı, hırsı, Leonardo'ya duyguğu öfkeli hayranlık... Aslında iki dahinin nefretlerinin birbirini nasıl beslediğini ve geliştirdiğini görüyoruz. Sanat ve tarih sevenlerin çook beğeneceğini düşünüyorum. Keyifli okumalar.
Edebiyat & Roman
Yağ ve MermerStephanie Storey · Maya Kitap · 2017358 okunma
6/10
·72 syf.··
2026 37. kitabı
Bizi mutlu eden bir yanılsama, bizi mutsuz eden bir gerçekten daha mı az değerlidir? Kitap Avrupalı bir iş insanının otel lavabosunda Bayan Ming ile karşılaşmasıyla başlıyor. Tek çocuk yapma politikasının insanlar ve özellikle kadınlar üzerindeki psikolojik etkilerini Konfücyüs öğretilerini bol bol kullanarak anlatıyor. Çin edebiyatından birkaç kitap okudum kitapların ana temasını genelde Mao döneminde yaşanan sıkıntılar oluşturuyor bu kitapta da aynı şekilde bir kurgu var. Bayan Ming on tane çocuğunun olduğunu düşünüyor ve hepsinin özelliklerini biliyor anlatıyor fakat onları hiç görmemiş kitabın sonunda gerçek anlaşılıyor fakat beni çok tatmin etmedi olasılık dışıymış gibi geldi. Genel olarak kitap hayatın acı gerçeklerine karşı kurgunun iyileştirici gücünden bahsediyor fakat gerçekleri göz ardı ettiğimiz bir dünyada sadece bazı şeyler varmış gibi davranmak bizi ne kadar mutlu eder. Kısa vadede iyi görünsek de uzun vadede sürdürülebilirliği yok diye düşünüyorum. Yine de kısa ve sürükleyici ve bol altını çizmeli cümlelerin bulunduğu bir kitaptı, Konfücyüs öğretileri en sevdiğim kısımlardı. Çerezlik olarak okunabilir.
Edebiyat
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,3bin okunma
Anıların yok olursa gerçekte kim olursun?
8/10
·144 syf.··
2026 35. kitabı
70 yaşında eskiden bir seri katil olan ve şu an Demans'ın kollarında çaresiz kalan bir adamın hikayesini anlatıyor. Kim byeong su'nun hafızası yavaş yavaş silinirken yaşadığı kasabada yeni cinayetler işlenmeye başlıyor. Aynı zamanda bir kızı var ve bir gün kızı eve evlenmek istediği erkek arkadaşını getiriyor. Yaşlı adam, kızının erkek arkadaşının da bir katil olduğunu daha ilk bakışta anlıyor. Ama hafızası silinirken anıları birbirine karışırken yaşadığı ve düşündüğü her şey acaba doğru mu? Kitabı okurken sürekli hikaye ayaklarımın altından kayıyormuş gibi hissettim. Her şeyi unuturken hatta neyi unuttuğunu bile unuturken nasıl bir gerçekliğe tutunabiliriz belki de yaşamıyoruz ölüyüz ya da yaşıyoruz diriyiz bunun ayrımına varamazken, her gün sadece hayatta bugün varmış gibi dün hiç olmamış gibi hissetmek, adını bile unutmak.. Anılarımız yok olursa gerçekte biz kim oluruz? Okurken sürekli düşündüğüm ve zihnimde yolculuğa çıktığım bir kitap oldu. Herkese tavsiyedir.
Edebiyat
Bir Katilin GüncesiKim Young-Ha · Timaş Yayınları · 20246,1bin okunma