Boxer, 'Daha erken kalkacağım ,daha çok çalışacağım...Napoleón her zaman haklıdır!' demekten asla vazgeçmez. Ama sonunda,hastalanıp ıskartaya çıkartıldığında,at kasabına boylanmaktan kurtulamaz. Kendisini ölüme taşıyan arabanın içinde,kapıya attığı umarsız çifteler, tüm hayvanların yitip giden umutlarını da yankılandırır. Özgürlüklerini savunamayanların ödedikleri bedel ağırdır. Özgürlük, değerli olduğu ölçüde kırılgandır da...
"Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları , başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey. "
"Bak Minguinho,böyle yapmana gerek yok.O benim en iyi arkadaşım. Ama sen ağaçların mutlak kralısın ,tıpkı Luis'in kardeşlerimin mutlak kralı olduğu gibi. Bilesin ki kalbimiz kocaman olduğu sürece sevdiğimiz her şey içine sığar."