Anladım ki Bedir, verilmiş on dört şehit ile yetmiş ölüden ibaret değildi. Alınmış yetmiş esir demek hiç değildi. Bedir bir zaferin, bir var oluşun adıydı. İslam adına "Ben de varım!" diyen üç yüz on üç erin tarihe geçmesinin adıydı.
Savaş meydanında meleklerin kanat sesleriyle terleyen atların nal sesleri, kılıçların çakçaklarıyla tükenen nefeslerin hırıltıları birbirine girmiş, Bedir kutularının çevresine ölüm olup yağmaya başlamıştı.