Bütün eski kitaplarda şöyle yazar: “Kaostan doğum çıktı. Doğumdan sonra büyüme vardı. Büyüme tamamlanınca yavaş yavaş çöküş başladı. Sonra çöküş, ölümle sonuçlandı. Ölümden sonra yine kaos vardı.”
Hikmet ve anlayış elde etmek için yalnız okumak yeterli olmaz, bu ancak yüksek derecede bir disiplinle kazanılır. Bizim yöntemsiz, amaçsız, derme çatma okumalarımız zihin için eğlenceden öteye geçmiyor, o saniye için zihne biraz zevk veriyor, fakat zihnimizi zenginleştirmiyor. Böylece birçokları zihinlerini geliştirdiklerini sanırlar ama yaptıkları zaman öldürmekten başka bir şey değildir. Bunun tek iyi tarafı, kötü şeyler yapmaktan onları alıkoymasıdır.
Kaybolmuş bir servet çalışmakla, kaybolmuş bir bilgi okumakla, bozulmuş bir sağlık tedavi veya ilaçla telafi olunabilir, ama kaybolmuş bir zaman ebediyen kaybolmuş demektir.
“Kendine yardım edene Allah da yardım eder.” sözü, geniş bir tecrübenin ürünüdür. Kendi kendine yardım etme ruhu, birçok kimsenin gelişimini sağlamasının yanı sıra, insanlardaki gayret ve kuvvetin kaynağını oluşturur. Sadece içerden gelen yardım, insanların kendi kendine yardım etmesini sağlayabilir. İnsanlar, başkaları tarafından gereğinden fazla yol gösterilmeye ve idare edilmeye mahkum edilirse, hayatta yalnız kalırlar.