Şüphesiz, büyü artık gerileme dönemindeydi. Bu da sadece çocukların kitap okumayıp ekran karşısında salyalar akıtarak oturduğu, sanatçılanın boyaları tuvale rastgele sıçratıp kendilerini Michelangelo'yla bir tuttukları bir dünyanın belirtisiydi. Artık bilgelerin dünyasında yaşamıyorlardı, derinlemesine sorgulamaya ilgi yoktu; bu çağın insanları yalnızca magazin, dedikodu ve eğlence istiyordu. Medeniyet çöküyor, kıyamet yaklaşıyordu. İnsanlar atalarının yüceliğini unutmuş, önemsiz küçük tartışmalara saplanmışlardı; bu kısır döngüden kurtulamıyorlardı çünkü artık kimse nasıl düşüneceğini bilmiyordu.