Ahmet

Aya gidilecek daha da ötelere, teleskopların bile görmediği yere. Ama bizim dünyada ne zaman kimse aç kalmayacak, korkmayacak kimse kimseden, emretmeyecek kimse kimseye, yermeyecek kimse kimseyi, umudunu çalmayacak kimse kimsenin? İşte ben komünistim bu soruya karşılık verdiğim için.
Sayfa 1713·Kitabı okudu
Şiir
Reklam
Seni düşünürüm Anamın kokusu gelir burnuma dünya güzeli anamın. Binmişsin atlıkarıncasına içimdeki bayramın fır dönersin eteklerinle saçların uçuşur bir yitirip bir bulurum al al olmuş yüzünü. Sebebi ne seni bir bıçak yarası gibi hatırlamamın sen böyle uzakken senin sesini duyup yerimden fırlamamın sebebi ne? Diz çöküp bakarım ellerine ellerine dokunmak isterim dokunamam arkasından camın. Ben bir şaşkın seyircisiyim gülüm alacakaranlığımda oynadığım dramın.
Sayfa 1709·Kitabı okudu
Şiir
Şehitler
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri, mezardan çıkmanın vaktidir! Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri, Sakarya'da, İnönü'nde, Afyon'dakiler Dumlupınar'dakiler de elbet ve de Aydın'da, Antep'te vurulup düşenler, siz toprak altında ulu köklerimizsiniz yatarsınız al kanlar içinde. Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri, siz toprak altında derin uykudayken düşmanı çağırdılar, satıldık, uyanın! Biz toprak üstünde derin uykulardayız, kalkıp uyandırın bizi! uyandırın bizi! Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri, mezardan çıkmanın vaktidir!
Sayfa 1708·Kitabı okudu
Şiir
Korku
Korkuyor Adnan Menderes ölülerden korkuyor. Kore dağlarından geliyor kimi apaçık gözleri dumanlı kaytan bıyıkları kanlı yaşları yirmi. Korkuyor Adnan Menderes ölülerden korkuyor hele çocuk ölülerinden. Karınları davul gibi, boyunları çöpten ince, kırıyorlar Adnan Bey'in mutfak camlarını her gece mezarlarından çıkınca... Korkuyor Adnan Menderes dirilerden korkuyor hele çarıklılardan hele kasketlilerden. Kasketliler hayını bağışlamayı bilmez. Korkuyor Adnan Menderes kocaman yanakları sarkıyor yağlı, sarı. Korkuyor Adnan Menderes üç saata indi uykusu. Korkuyor Adnan Menderes hiçbir korkuya benzemez halkını satanın korkusu.
Sayfa 1707·Kitabı okudu
Şiir
Refik Koraltan
“Tekstilde umutsuz durum. Bir işsiz kezzap içti. Bir milyon çocuk okuldan mahrum. Kara yara Mardin'e geçti. Grev yapan işçiler yakalandı. Köylü, çiftliklerinin ekinini yakıyor...” Bir gazete sayfasında başlıkların arasından bakıyor başkan başkan Refik Bey, bel bel bakıyor. Büyük Millet Meclisi'nin sahibi gösteriyor suratını milletime bilmem neyini gösteren bir deli gibi. Biliyoruz, odur küçük dağları ve dağların doğurduğu fareleri yaratan ve Debreli Hasan gibi martini atan. Biliyoruz, tutmuş elinden Amerikan : Yürü ya Refik kulum, demiş ve Refik Bey yürümüş, göbeği kendinden bir karış önde, diz kapaklarına kadar kana batarak, millî şerefimizin kemikleri üstünde. Biliyoruz, biliyoruz, bu vatanın anasını ağlatan bir İsmet, bir Adnan, bir de Koraltan.
Sayfa 1706·Kitabı okudu
Şiir
Reklam