Üniversitedeyken bir hocamın önerisiyle tanıştığım, o günden beri de başucumdan ayırmadığım bir eser: İnsanın Anlam Arayışı.
İlk okumaya başladığımda sevgiye ve aşka dair çok saf bir inancım vardı; her şeyin üstesinden sevginin geleceğine, insanın varoluş amacının temelinde sadece sevginin yattığına inanırdım. Viktor Frankl’ın satırları bu inancımı sadece desteklemekle kalmadı, aynı zamanda onu çok daha derin bir boyuta taşıdı.
Bu kitabı iki kez okudum ve her okuyuşumda sevgi, acı gibi duyguların ne kadar önemli olduğunu tekrar tekrar fark ettim. Kitapta altını çizdiğim cümleleri ve aldığım notları okumak, benim için hep özel oldu. Frankl’ın kitapta da vurguladığı,insanın sevgiyle ve sevgi içinde kurtulabileceği fikrini kitabı okuduğumda benimsedim.
Hayat bazen beni de herkes gibi yoruyor; 'Gerçek bir sevgi hala mümkün mü?' diye sorguladığım, umudumu kaybettiğim zamanlar oluyor. Tam da o yorulduğum anlarda, içimdeki o ses bana aldığım notları tekrar açıp okumamı söylüyor. O satırlar, vazgeçmemem gerektiğini bana hatırlatan en güçlü sığınağım.
Hayatın anlamını bulmanın aslında düşündüğümüz kadar karmaşık olmadığını; onu kendi duygularımızla, kendi iç dünyamızla anlamlandırabilmenin mümkün olduğunu görmek isteyen herkesin bu kitaba bir şans vermesini dilerim.