Eğer yaşamda gerçekten bir anlam varsa, acıda da bir anlam olmalıdır. Acı da yaşamın kader ve ölüm kadar silinmez bir parçasıdır. Acı ve ölüm olmaksızın, insanın yaşamı tamamlanmış olmaz.
Kendime yapılmasını istemediğim şeyi, kendim bir başkasına yapma taraflısı hiç değildim. Eğer “bu adamlar” her birimizin özgürce serpilmesine engeller koymakla hayatımızı zehir ediyorlarsa, neden ben (veya benimle aynı düşüncede olanlar) “bu adamlar” haline gelip başkalarını istemedikleri, düşünmedikleri yönlere sevkedecek, başkalarının hayatına keyfimce sınırlar çizecektim? Böyle bir hakkı kim kime vermişti?
Doğru yolda gittiklerine inanma telaşına kendilerini o kadar şiddetle kaptırmışlardır ki kuşatıldıkları anlam çemberinden işlerine gelen her adlandırmayı, her tanımı üzerinde fazla düşünmeksizin benimseyiverirler.