Eğer çocuklarınızın Amerikan filmlerinde gördüğünüz gibi büyüdüklerinde ayaklarına masanın üzerine atarak yüzünüze karşı uzatıp oturmasını ve dırdır eden sıkıntı veren bir ihtiyar olduğunuzda sizleri bir huzurevine kapatmasına hoş karşılayacaksanız o zaman Amerikan çocuk psikolojisi eserlerinin esiri olmaya devam edin. Fakat siz anne ve babaya nezaketi Allah'a ibadet gibi gören Kur'an ayetlerinde hala değer veriyorsanız şu ayetleri hatırlayınız. "Rabbin kesin olarak şunları emretti. Ancak kendisine ibadet edin, anne ve babaya iyilik edin onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa sakın onlara öf bile deme ve onları azarlama. ikisine de tatlı ve güzel söz söyle ikisini de acıyarak tevazu kanatlarını indir ve şöyle de: Ey Rabbim! Onların beni küçükten terbiye edip yetiştirdikleri gibi,sen de kendilerine merhamet et."
Genç, nefsin gaflet prangasına yakalandığı andan itibaren kim olduğunu, ne için mücadele ettiğini unutarak büyük bir uyuşukluk ve tembellik girdabına yuvarlanır. Bu tembellik onun bütün bedeninde ve azalarında meydana geldiği gibi aynı zamanda onu iyi bir müslüman, iyi bir davetçi ve iyi bir dava insanı yapan hislerini, şuurunu ve duygularını da kilitler. Bu kilitlenme başladığı andan itibaren, bir yandan yapılması gereken İslami vazifeler ihmal edilmeye başlanır ve bu tehlike Müslüman genci kuşatır. Zaten hatalarımıza baktığınızda göreceğiz ki birçok günahımız normalde asla yapmayacağımız işlerden ibarettir.
Ancak nefsin terbiyesi bilincinde olup Allah' tan ümit kesmeyip, her türlü pislikten temizlenip kendimizi Allah'ın emirlerine itaat edecek bir programa alıştırıp kurtuluşa erebiliriz.