"Ben Aylak Adam! Gerçek sevgiyi arayan, böylece korkuluksuz köprüden yuvarlanmamaya çalışan adam. Aylak Adam! Ben!"
"Bu da kim?" diyorum emekli subaya. "Sesini yalnızca bizim duyabildiğimiz bu adam da kim?" "Aylak Adam" diyor. "Öbür romanın kahramanı. Onu yalnız biz duyabiliriz."
Yazarım ölmüş. Yazarım gömülecek, beni boynuma ipi geçirip son satırlarda öldüren yazarım, böylelikle beni kitaplar varoldukça yaşayacak bir kişi yapan yazarım ölmüş.