Ebedî idealar göğüne yalnız yaptığı seyahatten dönen filozof, bulduğu hakikati yığına aktarmayı dener. Ama sonuçta olan şudur: Bu hakikat, filozof açısından birer yanılsamadan ibaret olan çok sayıda farklı bakış açısı arasında silinip gider ve kesinlikten uzak bir fikir düzeyine düşer.
Elbette devletlerin her zaman sınırları olmuştur; her hükümet belli bilgileri sınıflamak, bunları kamunun ilgi ve dikkatinden saklamak durumundadır; ve bu sırları ifşa edenlere her zaman vatan haini muamelesi yapılmıştır.
Hakikat ile siyasetin uyuşmayan kavramlar oduğunsan kimsenin bir şüphesi yoktur ve bildiğim kadarıyla hiç kimse hakikati siyasal erdemler arasında saymamıştır. Yalan sadece siyasetçinin ya da demagogun değil, devlet adamlığı zanaatının da her zaman için gerekli ve meşru bir gereci olarak kabul edilmiştir.