Batı entelektüel geleneğinin öznesi, genel anlamda, beyaz, mülk sahibi, Hıristiyan, evin erkek reisi olarak belirginleşmişse, o halde şimdiye kadar kaydedilen ve anlatılan Tarih, "erkeğin öyküsü"dür.
Postmodernistler için Gerçek olanı aramanın altında, pek çok Batılı filozofun gizli arzusu yatar. Bu arzu dünyayı yanılsamalı ama mutlak bir sistemin içine hapsederek ona ebediyen hâkim olmaktır; tarihin, özgüllüğün ve değişimin ötesinde bütünsel bir Varlığı temsil eden bir sistemin içine...