Semih

Semih
And you know life's too hard to figure out alone... Alan Parsons
Bir uyanış mı?
Dünyanın her yerinde, her an böyle bir değișim olmakta, gelgelelim insanlar teknolojiyi kullanabileceklerinin çoğu kez geç farkına varıyorlar. "Evet, anlașılan bunu yalnızca kötü niyetli kişiler kullanmıyor, çünkü aslında aklımdan geçeni söylersem ve bu iktidardaki birinin hoșuna gitmezse buradaki kötü niyetli kişi ben oluyorum." Böylece bir uyanışın bașladığını görüyorsunuz.
Reklam
Kötü kararlar alanların ödemesi gereken siyasal bedel!
Kötü kararlar alanların ödemesi gereken siyasal bedeli ağırlaştırmalıyız ki bunu da elimizin altında serbest bir internet olduğu sürece kolektif olarak yapabiliriz.
İfade Özgürlüğü
Yani herkesin bu konu üzerine kafa yorması gerekecek. Tek soru, bunu düşünürken bu iki yoldan hangisini kullanacaklar? Ya iletişim kurdukları her seferinde, içlerinden, "Söylediklerime dikkat etmeliyim, kurallara uymalıyım," diyecekler, veya "Bu teknolojinin birkaç küçük özelliğine hâkim olup kendimi koruyacak araçları edinmeliyim ki düşüncelerimi özgürce ifade edebileyim, arkadaşlarımla ve önem verdiğim kişilerle paylaşabileyim," diyecekler. Eğer kişiler bu ikinci adımı atmazlarsa evrensel ölçekte bir "siyaseten doğruluğa" varmış olacağız, herkes en yakın arkadaşlarıyla görüşmelerinde bile kendi kendisini sansürleyecek ve siyasal birer fail olma konumundan kendi iradesiyle feragat etmiş olacak.
Modern otorite denen şeyin neredeyse tamamı, gücünü şiddetten veya şiddet tehdidinden alıyor.
Birileri de Avrupa Veri Güvenliği Yasası çerçevesinde Facebook'a, kendileri hakkında kaydettiği bütün verileri kendilerine iade etmesi için baskı yapmıştı. Ve en küçük verinin 350 MB, en büyüğününse 800 MB olduğu ortaya çıkmıştı. İşin ilginç yanı, Facebook'un veritabanının yapısı da bu sayede ortaya çıkmış oldu. IP numaranızla giriş yaptığınız her defasında Facebook her şeyi kaydediyor, her tıklamayı, aynı zamanda bir sayfayı kaç kez ziyaret ettiğinizi, böylelikle onu beğendiğinizi varsayıyor, vb. Ama bu sırada veritabanı yapısını tarif eden kilit sözcüğün "hedef" olduğu ortaya çıktı. Bu kişilerden "abone" veya "kullanıcı" diye bahsetmiyorlar, bunlara "hedef" diyorlar, "Ne olmuş, bu bir pazarlama terimidir," de diyebilirsiniz tabii...
Reklam