Başkalarının pusulalarına göre kendi yaşamınızı kurmaya çalışırsanız, onlar özgürce yön değiştirdiğinde siz sevilmek uğruna vazgeçtiğiniz kendinizle baş başa kalırsınız.
Dışarıda, birileriyle birlikte olduğumuz her an, mutlaka görünüyorsunuzdur ve mutlaka sizin hakkınızda bir imaj oluşuyordur. Eğer sessiz ve geride duran biriyseniz, bu imaj tahminlerle oluşacaktır. Neden bu kadar sessiz? Acaba yalnız mı? Acaba özgüvensiz mi? Acaba burayı mı sevmiyor? Acaba çok mu zeki? Ya da çok mu aptal? Küstah biri mi? Yoksa ezik mi? Cevaplar, soranın sizinle ilgili kendince yorumladığı ilk izlenimine ve hatta o günkü ruh hâline göre verilecektir.
İçedönükler olarak birebir ilişki kurmakta her zaman iyi olduğumuz için, aslında kendimize uygun bir partnerle derin bir ilişki yaşamak ve hayatı anlamlı kılmak için şanslı bir altyapıya sahibiz. Fakat bizim için problem genellikle konunun başında; kendi iç'imizden çıkıp bir başkasını tanımaya fırsat vermenin zorluğunda. Dahası, kendi kendine bu kadar mutluyken, hayatı sürekli bir başkasıyla paylaşmaya bir dışadönük kadar ihtiyaç duymazken, ilişki kurmayı yalnızlığa yeğlemek de çetin bir seçim.
Benim yalnız kalabildiğim, kendi kendime kalıp okuduğum, yazdığım, tütsüleri, mumları yakıp müzik dinlediğim, yalnız başıma yürüyüş yaptığım anlar olmazsa hayat enerjim tükenir. Tüm bunları yaptığım anlar ise dışadönük arkadaşlarıma yaşanmamış anlar olarak gelebilir.