Başarıya bir şekilde ulaşmış insanlar da, bizler gibi anlatılan genel kanıya yatkın hikâyelere tamamen inanmış oluyorlar. Onlar da başarının sistematik bir formülü olduğuna eminler. Bu formüle bakıp ardından kendi yaşanmışlıklarını değerlendiriyorlar ve elbette formülle örtüşen, özenle seçilmiş kendi yaşanmışlıklarından örnekler bulmaları hiç de zor olmuyor. Böylece hem kendi başarı hikâyelerine daha çok inanıyorlar hem de tüm diğer unsurları göz ardı edip başarının formülüne uyarak kazandıklarına emin oluyorlar. Tüm bu sürecin sonunda da ortaya "Ben nasıl çok çalışarak(!) başardıysam, onlar da çok çalışıp başarsalardı" diyen, doğuştan zengin ve şanslı insanlar çıkabiliyor.