Semih

Semih
And you know life's too hard to figure out alone... Alan Parsons
Başarıya bir şekilde ulaşmış insanlar da, bizler gibi anlatılan genel kanıya yatkın hikâyelere tamamen inanmış oluyorlar. Onlar da başarının sistematik bir formülü olduğuna eminler. Bu formüle bakıp ardından kendi yaşanmışlıklarını değerlendiriyorlar ve elbette formülle örtüşen, özenle seçilmiş kendi yaşanmışlıklarından örnekler bulmaları hiç de zor olmuyor. Böylece hem kendi başarı hikâyelerine daha çok inanıyorlar hem de tüm diğer unsurları göz ardı edip başarının formülüne uyarak kazandıklarına emin oluyorlar. Tüm bu sürecin sonunda da ortaya "Ben nasıl çok çalışarak(!) başardıysam, onlar da çok çalışıp başarsalardı" diyen, doğuştan zengin ve şanslı insanlar çıkabiliyor.
Sayfa 56
Reklam
Geçmişte yaptığınız tartışmaları şöyle bir gözünüzün önüne getirdiğinizde, aklınızda kalanlar büyük oranda hep haklı olduğunuz anlar olur. İşte evliliklerdeki en büyük kavgaların sebebi de tam olarak bu. Herkes ilgili ilişkide çoğunlukla haklı olanın kendisi olduğundan emin.
Sayfa 52
Çünkü herkes "inanırsan başarırsın" düşüncesindeki öznenin kendisi olduğundan emin. Herkesin zihninin arka kıvrımlı yollarında ister istemez aynı düşünce kol geziyor: "Diğerleri başaramaz ama ben başarırım çünkü ben farklıyım."
Sayfa 39
Kendimizi diğerlerinden farklı görmeye ve genellikle de daha üstün görmeye meyilliyiz. Yapılan çalışmalar, insanların yüzde 65'inin ortalamadan daha yetenekli olduğuna, yüzde 80'inin ise ortalamadan daha iyi bir sürücü olduğuna inandığını gösteriyor. Büyük çoğunluğun kendini ortalamadan daha iyi gördüğü bir yerde ya ortalamada bir sorun vardır ya da böyle düşünenlerde.
Sayfa 39
Çocukları uyutmanın en güzel yollarından biri hikâyeler anlatmaktır. Sistem de aynısını yapar, bizleri uyutmak için hikâyeleri kullanır. Hikâye hep aynıdır: olanaksızlıklarına rağmen binbir zorlukla, inatla mücadele ederek tüm engelleri aşmış ve başarıya ulaşmış bireylerin motive edici macerası. Oysa başarıya giden yol kazananlardan çok kaybedenlerin bedenleri ile doludur. Ama kaybedenlerden hikâyesini kimse anlatmaz; kazananların hikâyelerini ise en parlak ışıkların odağında, ekranlardan gözümüze sokarlar.
Sayfa 15
Reklam