•giz•

•giz•
@_secret_
“Kendi işine bak, balını yap…”
“ Sen yoktun, / Omuzlarımda paramparça bir yürek, / Göğüs kafesimde karmakarışık bir kafa, / Kıvranarak olayların burgacında, / Gezinirim sensizlikle, deliliğin sınırlarında. /Sen yoktun, / Kanayan bir İstanbul vardı, / Yeryüzü ıssızlığında.”
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Sen yoktun. / Terkedilmiş bir İstanbul vardı. / Yaslanmış gökyüzünün umarsızlığına, / Eylül rüzgârlarıyla sararan / Bayram kartpostallarına benzeyen. / Sen yoktun / Bir çocuk ağlardı istasyonlarda, / Geceyarıları uykumu bölerdi hıçkırıkları, / Trenler geçerdi gözbebeklerimden, / Kirlenirdi bembeyaz umutlarım. / Sen yoktun / Tüm dünyayı değiştirebilirdim, / Oysa aynalarda eskiyor yüzüm. / Ne yana baksam karşımda bir anı, / Meğer İstanbul ne çok benziyormuş sana…”
“Romalılar yedinin kutsal ve uğurlu bir sayı olduğuna inanırlardı. Muhtemelen İyonyalı Pisagor’un mirası. Yedi kritik olayların sayısıdır. Gizemi ve gücü temsil eder. Yedi gün, yedi ay, yedi yıl…”
Ali and Zeynep
Bir gün gençlik uçup gittiğinde, sadece bedenin gençliği değil, gönlün isteği de söndüğünde çok yanacaklardı ama iş işten geçmiş olacaktı.
“Bu şehir ardından gelecek senin / aynı sokaklarda dolaşacaksın / aynı mahallede ihtiyarlayacaksın / aynı evlerde kır düşecek saçlarına / bu şehirdir gidip gideceğin / Başka bir yer umma…” Konstantinos Kavafis