•giz•

•giz•
@_secret_
“Kendi işine bak, balını yap…”
S O N
İstanbul’a bakıyorduk denizden. Bizim İstanbul’umuza,çalınmış hayallerin şehrine…Talan edilen anıların başkentine…Yağmalanmış mutlulukların peyitahtına…Kırılmış umutların kalesine…Kederlerin kraliçesine…Zorbalığın ele geçirdiği güzelliğe…Sinsiliğin bayrak diktiği zarafete…Açgözlülüğün işgal ettiği berekete…Kendi kanımızı sunmaktan başka çaremiz kalmayan şehrimize; sokağımıza,bahçemize,evimize,mezarımıza… İstanbul’a bakıyorduk denizden: Nevzat, Demir, bir de ben. Sisler içindeydi İstanbul…
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Kıldı dört yüzden ziyâde mescid-i ‘âli bina / Yaptı seksen yerde cami bu aziz kardan / Yüzden artuk ömür sürdi akıbet kıldı vefat / Yatduğu yeri hüdâ kılsun bağı cihan / Rıhletinün Sâ’i-yi dâ-î didi tarihini / Geçdi bu demde cihandan pîr-î mî’maran Sinan 996 / Ruhiyçün Fatiha ihsan ide pîr ü civân.”
“Guruba karşı bu son bahçelerde keyfince / Ya şevk içinde harap ol, ya aşk içinde gönül / Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahut gül / Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç.” Yahya Kemal BEYATLI
Süleymaniye Camii
Sinan’a bakıyordu Süleyman. Allah nasıl göğü yedi kat yaratmışsa, Allah nasıl hayatı yedi günde var etmişse, bu muhteşem ibadethaneyi yedi yılda tamamlayan adama.
“Değişimin en büyük düşmanı önyargıdır.”