Bizde anayasayı çiğnemeye "teşebbüs" suç sayılır. Anayasayı iyice çiğnersen suç olmaz. "Çiğnemeye teşebbüs" ederken yakayı ele verirsen başın belaya girer. Bu yüzden anayasayı çiğnemeye hiç "teşebbüs" etmeyeceksin. Yok "ille de çiğneyeceğim" diye düşünüyorsanız, buyurun, çiğneyin, karışan, görüşen yok. Yeter ki "teşebbüs" etmeyin.
Dönek, döne döne düşünene derler. Döne Döne düşünen, bütün düşüncelerle temasa geçtiğinden ufkunu genişletir, vicdanını rahatlatır cüzdanını havalandırır. Tek düşünceye kapılan ufkunu ve çevresini genişletemez. Bu yüzden düşünce kısırlığına uğrar.
Biz öteden beri "bal tutan parmağını yalar, müşteri velinimetimdir", "at binenin kılıç kuşananın", "borç yiğidin kamçısıdır", "kullan kafayı dön köşeyi" ve "olur abi" gibi ilkeler çerçevesinde teori ve pratik yapan insanlarız. Marks'mış, Engels'miş, Adam Smith'miş, milli gelirmiş, arz eğrisiymiş, yok "emisyon hacmi" imiş, böyle şeylerle pek ilgilenmeyiz.
"Kayın" kuzey yarımkürenin ılıman bölgelerinde yetişen bir ağaç türüdür. Kızını bir yabancı adama veren babaya "kayın" demek, doğrusu, pek yakışık almamaktadır. Buna açıkça "terbiyesizlik" demek daha uygun düşmektedir.