"Güzel düşünülmüş yalana, üstübaşı temiz rezalete insanlar muhtaçtır; içtimai silah olan iftirayı, teselli olan dedikoduyu, kazanılmamış parayı kaldır, bütün müesseseler yıkılır."
Kitap hiçbir şeye hevesi kalmamış zengin bir subayla ilgili. Yaşama dair heyecanı, beklentisi, planı yok ama insanlar bunu anlamıyor çünkü eski hayatına devam ediyormuş gibi davranıyor. Soğuk biri gibi dursa da aslında neden yaşadığını sorgulayan biri gibi. Kimse de onunla bir iletişime geçmiyor zaten. Kendisi inanılmaz zengin ve beyefendi olan bir kahramanın yolu bir gün at yarışına düşüyor. Subaylığına yakışmayacak bir hareket sonucu olaylar hiç planlamadığı şekilde ilerliyor.
Kafa dağıtmak için gayet ideal, beklediğimden daha akıcı bir kitaptı. Belki bana saçma gelen noktaları olmuştur ama çok da sorgulamamak lazım sonuçta hayali bir evrendeyiz. Zevkle altını çizdiğim cümleler dahilinde keyifli bir kitap diyebilirim. Kısa şeyler okumayı sevenler için tercih edilebilir.
"Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar."