Serendipçe

Serendipçe
@_serendipce_
Allah bes , baki heves Kitap Sever, Mavi Sever, Aramazken bulunan, mutlu tesadüf, mutlu kaza
Erkeklerde Payını Almalı
Aynı şey erkekler için de geçerlidir. Kimliğini sakal, takke, salvar, tesbih olarak taşıdığını zanneden nice insanlar; sadece bir ambalaj, bir aksesuar ya da bir gösteriş alameti olarak bunları taşırlar. Eğer kimlik, sorumluluk kazandırırsa kimliktir. Yoksa bir malzemedir; ya da, sakal ise kıldır, sarık ve şalvar ise sıradan elbisedir. Onun için kimlik ile yaşantı uyum halinde olmalıdır. Bu uyum sağlanmaz ise aslında bir güzellik alameti olan nice kılık ve kıyafet sahibini güzelleştireceği yerde çirkinleştirir. Bu manada kılık ve kıyafet yalnız başına insana değer katmaz. Onun içeriği güzel ahlak bilgi takva ile beslenmelidir. Yunus'un dediği gibi: "Dervişlik olsaydı taç ile hırka Biz dahi alırdık otuza kırka"
1000Kitap
Reklam
“”Başörtüsü Müslüman Kadının Kimliğidir”
Kimliğini başörtüsü olarak taşıyan hanım, örtmenin işin bittigi nokta olarak değil başladığı nokta olarak algılamalıdır. Başörtüsünün kimliğinin dışa yansıması olarak anlayan bir kadın sorumluluğunun farkına varır; baş tacı ettiği o bez parçasının aslında ne kadar önemli bir misyon taşıdığının bilincinde olur. O bilinç ona müthiş bir ahlak kazandırır. Yaptığı her yanlış tutumdan kendisinden ziyade kimliğinin zedeleneceğini cok iyi bilir. Toplumumuzda bu bilinç oluşmadığı için başları kapalı ahlakları açık, saçları gizli ama tavırı ve davranışları açık, yığınla kadınlarımız vardır. Örtülü / açık ya da örtülü / çıplak tipler ne yazık ki gün geçtikçe çoğalmaktadır. Bu hali Hz. Peygamber (sas) şöyle beyan etmektedir: "Ateş ehlinden iki sınıf vardır, henüz onlan görmedim. Onlardan biri, yanlannda sıgır kuyruğu gibi bir şeyler taşıyıp onu insanlara vuranlar. Diğeri Ise kâsiyâtün/âriyâtün örtülü çıplak kadınlar ki bunlar, Allah’a taatten dışarı çıkmışlardır. Bunlar, başkalarını da baştan çıkanırlar. Başları deve hörgücü gibidir. Bu kadınlar cennete girmek şöyle dursun kokusunu dahi almazlar. Halbuki onun kokusu ne kadar uzak mesafelerden duyulur.”
1000Kitap
KARANLIK DUVARLAR
Susmanın kalesine sığınıyorum Önümde karanlıktan duvarlar Sırtımda insan yüklü bir gök var. Can’ım Erdem Bayazıt 🍀
Şiir
“Ahsenü’l-Kasas” (kıssaların en güzeli)Okumaya doyamadıklarımdan
Bugün, zulüm ve adaletsizliğin egemen olduğu bir dünyada; hain kardeşleri, akrabaları, yöneticileri tarafından gömlekleri sahte ya da sahici kan lekeleriyle islatılıp işkence gören, yaralanan, sakatlanan, kuyulara/zindanlara atılan, yurtlarından sürülen müminler; tıpkı Hz. Yusuf (a.s) gibi, yalnızca Rab'lerine inanıp güvenerek mazlumiyet/ mağduriyet/ masumiyet gömleğini kuşandıkları taktirde, Kâdir-i Mutlak olan, Cebbâr ve Kahhâr olan Allah'ın yardım elinin mutlaka kendilerine ulaşacağının bilincinde olmalıdırlar.
1000Kitap
Marifet, aklın eylemi iken; tasdik, kalbin eylemidir. Akıl bilgiye ulaşır, onu kavrar; kalb ise o eylemin doğruluğunu tasdik eder. İnsanın Rabbi ile kuracağı ilişkinin sağlıklı olması aklın iknasına, kalbin ise teskiniyetinin tam anlamıyla oluşmasına bağlıdır. Tasdik olmadan, iman; iman olmadan da Allah (cc) ile ilişki kurulmuş olamaz.
1000Kitap