“Eğer dünyadaki konumumuzu doğru olarak anlayabilseydik ; eğer kıyaslamak , yaşamak’tan ayrılmaz olsaydı , mevcudiyetimizin ufaklığının açığa çıkması bizi ezerdi. Ama yaşamak , kendi boyutlarına karşı körleşmektir...”
“Keşke bir taş olabilseydim! Yürek’: Bütün azapların kökeni…Küçük bir sineğin gelgiti bana kıyamet bir iş gibi görünüyor. Kendinden çıkmak günah işlemektir.
Rüzgar , havanın çığlığı ! Müzik , sessizliğin çığlığı !
Bu dünya hayatın önünde pes ederek hiçliğe karşı kusur işlemiştir….”
“Hangi günahı işledin de doğdun ? Hangi suçu işlendin de varsın? Acın da kaderin gibi sebepsiz .
Hakikaten acı çekmek nedenselliği bahane göstermeden dertlerin istilasını kabul etmektir; çılgın tabiatın bir lütfu gibi ,bir negatif mucize gibi …”