“Bedenin ihtiyaçlarına bağlı hedeflerin peşinde koşmanın yanısıra insanlar aynı zamanda başka canlıların yapmadığı bir şeyi de yaparlar : bu koşuşturmaca ve uğraşı varoluşlarının anlamı olarak görürler…”
“Mille piacer non vagliono un tormento.*
* Kıymeti yoktur tek bir ıstırap karşısında binlerce hazzın.
Çünkü binlerin mutluluk ve neşe içerisinde yaşamış olması asla tek bir kişinin ıstırabını ve can çekişmesini telafi etmeyecektir ; nasıl ki hali hazırdaki iyiliğim daha önceki ıstıraplarımı yaşanmamış hale getirmezse. Dolayısıyla dünyadaki kötülük olduğundan yüz kat daha az olmuş olsaydı bile onun safi mevcudiyeti değişik şekillerde dile getirilmiş bir hakikati… yani dünyanın varlığına sevinmemeli bilakis üzülmeliyiz; onun varolmaması tercih edilirdi ; o aslında varolmaması gereken bir şeydir…”
“İnsan kadar zayıf ve kırılgan olan bir varlık için ancak ironik bir anlama sahip olabilecektir. Rahme düşmesi bir suç , doğumu bir ceza , hayatı meşakkat ve ölümü bir gereklilik iken insan nasıl vakur bir varlık olacaktır ? “