Uçurumun kenarındayım hızır
Ulu dilber kalesinin burcunda
Muhteşem belaya nazır
Topuklarım boşluğun avucunda
Derin yar adımı çağırır
Dikildim parmaklarımın ucunda
Bir gamzelik rüzgar yetecek
Ha itti beni, ha itecek
Ömer Lütfi Mete
Bir gün geleceğim ve bir haber getireceğim,
damarlara ışık saçacağım
ve sesleneceğim içeriden:
ey sepetleri uykuyla dolu olanlar!
elma getirdim, elma...kızıl güneş.
Sohrab Sepehri
Hangi bilim barutun kokusunun müspet müziğini anladı!
Ekmeğin bilinmez tadı hangi belleme risaletinin damağında yayıldı?
ve işte o zaman ben ekvator ışımasından sıcak bir inanç gibi,
seni bir bahçenin başlangıcına oturtacağım.
Senin sesin iyidir.
Sohrab Sepehri