seyyahe

seyyahe
@_seyyahiavare
Bu dünyada âşıklara yer yok!
Puan vermedi·312 syf.·
2025 12. kitabı
Uzun süredir okuduğum kitaplara inceleme yazmak pek aklıma gelmiyordu. Yazmak eyleminin bir taşma sonucu meydana geldiğine inanırım çünkü. Tıpkı şuan olduğu gibi. Orhan… Kitabımızın başrolü ama bence bu kitabın tek bir başrolü yoktu. İç içe geçmiş sarmallar dünyası gibiydi daha çok. Orhan’ın yaşadıkları, karşılaştığı insanlar aslında herkesten hepimizden izler taşıyan kişilerdi. Tarık Tufan romanda gerçeklikle kurguyu öyle güzel harmanlamış ki şimdi kalkıp Bimarhane Çıkmazına yolculuk etmek istedim. Belki bir yerlerde bizim de Saklıkuyumuz bizleri bekliyor. Benim yolum oraya ne zaman düşer bilmiyorum ama hayatımın düğümleri bir gün çözülür diye umut ediyorum. Neyse efenim kelamı çokta uzatmadan okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Bu arada eğer okursanız ya da okuduysanız kitapla ilgili düşüncelerinizi okumayı merakla bekliyorum. Çünkü okuduklarımız üzerine konuştukça kıymetlenir.
Âşıklara Yer YokTarık Tufan · Doğan Kitap · 20234,575 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Modern Zaman Sendromları'na kapılmadan imalat hatası olmak mümkün mü?
9/10
·136 syf.·
2024 1. kitabı
Lisans eğitimi sırasında özel bir okuma grubumuz vardı. Amacımız sistemin oluşturmaya çalıştığı bir örnek insan tipinin dışına çıkıp 'imalat hataları' olmaktı. Ancak kitabı okurken fark ettim ki modern zaman sendromları bana da uğramış. Farkında ya da değil sistemin çarkının içinde herkesleşmek çok da zor değilmiş. Kendiyle yüzleşmek isteyenlere, modern zaman sendromlarının ne kadarı hayatıma uğramış diye soranlara, hayatı yaşarken öğrenme ve öğretme aynı zamanda çevresine fayda sağlamak isteyenlere itinayla tavsiye edilir.
İnsan ve Hayat
Modern Zaman SendromlarıAyşe Aydoğdu · Vadi Yayınları · 056 okunma
Sitemin taşıyla başı sınuk bedeni şikeste Fuzûli’yim
10/10
·288 syf.·
2023 15. kitabı
Dünyaya düşmekle başı yarılanlar ve kalbi kırılanlar için bu kitap. Diyor yazar başlarken. Sanırım kitabın amacını içeriğini bundan daha iyi bir cümle anlatamaz. Okurken hemen hemen her satırının altını çizmemek için kendimi zor tuttuğum bir kitap oldu. O kadar insana işleyen her cümle sonrası es verip düşünmeye zorlayan satırlarla doluydu. Bazen sarstı bazen hüzünlendirdi. Ama çoğu zaman yalnız değilmişim dedirtti. Kemal Sayar’ı birebirde de dinleme imkanı olan biri olarak kulağım da onun o naif kibar sesiyle okumakta ayrı bir zevk kattı. Giriş cümlesine yeniden dönmek istiyorum. Yazar kitabın hitap kitlesini tanımlamakla bütün insanlara demek istemiş diye düşünüyorum ben. Çünkü dünyaya gelipte başı yarılıp kalbi kırılmayan insan görmedim duymadım. Nacizane okuyun okutun üstüne mütalaa edin derim. Çoğu satırda durup bunun üzerine saatlerce konuşulur dediğim oldu. Uzun sürede okumamın da şöyle bir getirisi oldu. Canım sıkıldığında elime aldığımda tevafuk kaldığım bölüm tamda can sıkıntıma derman cümleler içeriyordu. Buda kitabı benim için özel kılan bir sebeptir. Kitap bitti evet lakin tek okumayla yetinilecek bir kitap asla değil. Gözün göreceği bir alanda ara ara alınıp okunacaklar listesinin kesinle başında olmalı. Lafı fazla uzattım ama son olarak yazar son sözde; “ Dünya birbirini arayan ruhlarla dolu. İki satır konuşabileceğimiz, gülüşün ve hüznün kıvrımlarında birlikte kaybolacağımız sahici insana susamış durumdayız.” diyor. İşte kitap bu arayışımızın rehberi olacak. Arayan kaybolmaz, kaybolmayan bulamaz… Kitabı bitirince zihnimde dolanan ses ve dizeleri bırakıyorum. Buraya kadar okuyanlara naçizane hediyem olsun. youtu.be/YoQ6RECY0lI?si=...
Başı Sınuklar İçin KılavuzM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 20194,272 okunma
Tereddüdün pençesinde yaşadığını sanıp yaşayamamak.
9/10
·200 syf.·
2023 12. kitabı
Kitabın son paragrafında yazar şöyle diyor: “Bu, nikbin devirlerin masalları gibi, kırk gün kırk gece süren düğünlerin sevinciyle bitmiyor. Biz onlardan çok uzağız. Onlar kadar sevmiyoruz, kendimizi vermiyoruz, şüphe ve tereddüt ediyoruz.” Tereddüdün pençesinde mutlu olmak cidden zor kitapta da bunu yeterince görüyoruz. Kitap aslında roman içinde roman bir otel odasında başlıyor sonrasında kitabı okuyan Mualla ile kitabın yazarı hakkında geçenler olarak okuyoruz yaşananları. Ancak sonradan bir Vildan giriyor sahneye. Bence kitabın ana karakteri de kesinlikle Vildan. Ne istediğini bilmeyip hep bir tereddüt içerisinde çünkü. Duygularından ne kadar emin bilemiyor, ne yaparsa mutlu olur hiç emin olmuyor olamıyor. Sonunda ne oluyor ne bitiyor okuyanlar ve okumaklar isteyenler okuyup öğrensinler lakin şunu söylemekte fayda var. Ne istediğinden emin olmayıp hep bir ikilemde kalıp yaşamak, yaşamak değil bence. Kitaptan kendimce çıkardığım derste bu. Sanırım hayatında tereddütü çok yaşayan biri olarak Vildan’ı biraz kendime yakın da hissetmiş olabilirim. Son olarak ruhi tahlilleri okumak size keyif veriyorsa kesinlikle okuyun derim. Yalnız ağır ağır okumakta fayda var bir solukta okumak çokta iyi bir fikir olmayabilir.
Bir Tereddüdün RomanıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20209,1bin okunma
Her şey çok daha farklı olabilirdi.
9/10
·261 syf.·
2023 9. kitabı
Kitabı aradaş tavsiyesi üzerine almıştım iyi ki almışım. Kitapla ilgili çok spoiler vermeden ufak bir tanıtım yapmaya çalışıcam. Öncelikle kitabın alegorik yani simgesel dili kitabı daha da derinleştiriyor. Kahramanlarımız 6-12 yaşlar arasında olan çocuklar olsada her bir çocuk bir şeyin simgesi ve okurken çocukları simgelediği şeyler üzerinden zihinde değerlendirmek kitabı daha değerli kılıyor. Kitap bana yakın zamanda üstüne çalıştığım Kötülük Problemi konusunu yeniden düşündürttü. Ve insanın kötülüğü doğuştan bilip bilmediğini yeniden zihnimde sorgulattı. Açıkçası ben kötülüğü bir yokluk olarak kabul ediyorum. Tabi böyle düşünmemde İbn Meymun ve İbn Arabi’nin de görüşleri etkili olmadı değil. Neyse bu ayrı bir mesele kitapta yazarında çocukların sonradan kötüyü öğrendikleri düşüncesinde olduğunu düşünüyorum . Çünkü kitabın karakterleri olan çocuklar, savaş sırasında atom bombasından etkilenmemleri için güvenli bir yere götürülürken uçakları düşmesi sonucu ıssız bir adada hapsoluyorlar. Yani savaş içerisinde yaşayan bir topluluğun büyüttüğü çocuklar. Bunun da zihin dünyaların da ve davranışlarında etkiye sebep olmaması bence mümkün değil. Birde karakterlerden biri Kilise Koro Şefi Jack. Yukarda da dediğim gibi alegorik bir dili var kitabın, bu yüzden ben Jack üzerinden dini bir eleştiri olduğunu da düşünüyorum ama bu tam olarak nasıl bir eleştiri üzerine tartışılabilir. Sözü daha fazla uzatmadan ve spoiler vermeden bitireyim. Roman okuyayım ama bomboş da hikaye olmasın azıcık zihnimde zorlansın az düşüneyim kafa yoruyorum diyenlere şiddetle tavsiye edilir. Okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar.
Roman
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,5bin okunma