İnsanların mutsuz oldukları bir toplumda yaşıyoruz. Yalnız, çeşitli korkular altında acı çeken, ruhen dengesiz, yıkık ve bağımlı olan bu insanlar, önce tüm çabalarıyla kendilerine boş zaman yaratmaya çalışırlar, sonra da bu zamanı "öldürebildikleri" ya da geçirebildikleri oranda sevinç duyarlar.
Epikür'e göre, ihtirasların tatmini yoluyla ulaşılan bir doyum, yaşamın amacı olamaz. Çünkü böyle bir hazzı, doğal olarak bir isteksizlik ya da sıkıntı izleyecektir ve bu bizi, gerçek amacı olan acıdan kaçma, uzaklaşma hedefinden uzaklaştıracaktır.