“Bu üniformalı katillere katılmak, onların peşinden gitmek için beni terk edeceksen bunun geri dönüşü yok. Ben seni canilerle, bu kan emici devletle paylaşmam.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Fakat bugün bana ‘Benim öbür tarafa gitmem ve silahımla hak aramam lazım’ dersen ve buna gerçekten inanırsam o zaman sana ‘Git!’ derim. Fakat bir yalan uğruna, kendin bile inanmadığın bir şey için, sadece güçsüz ve korkak olduğun için, arada kaynayıp kurtulurum umuduyla gideceksen o zaman seni hor görürüm, evet seni hor görürüm. İnsanlık uğruna gideceksen, inandığın bir şey uğruna gideceksen seni tutmam. Fakat canavarlar içinde bir canavar, köleler içinde bir köle olmak için gitmek istiyorsan karşında olurum. İnsan bir amaç uğruna kendinden vazgeçebilir fakat başkalarının çılgınca fikirleri uğruna değil. Bırak vatan için ona inananlar ölsünler.”
“Neden onların gücü var? Çünkü bu gücü onlara siz veriyorsunuz. Ve sizler korkak olduğunuz müddetçe onların gücü hep olacaktır.
.
.
.
.
Bir insan yaşayan tek bir insan olanlara karşı durarak bu gücü yerle bir edebilir Fakat sizler boyun eğdiğiniz, belki bir parçamı kurtarabilirim dediğiniz müddetçe, onları can evinden vurmak yerine onlara itaat ettiğiniz müddetçe sizler sadece bir kölesiniz ve bunu da hak ediyorsunuz demektir.”
“Aksini düşünmeme rağmen dünyanın işlediği bu en büyük suça ortak olacak mısın, olmayacak mısın? Çünkü itiraz etmeyen, karşı koymayan herkes suç ortağıdır. Ve sen itiraz edebilirsin, bu yüzden itiraz etmek zorundasın, karşı koymak zorundasın.”
“Devlet hukukun bu konularla ilgili kararlarının benden daha sert olduğu kesin, onun sorumluluğu empati kurmadan gelenek görenek ve genel ahlak düzenini korumaktır; bu onu mazeret bulmak değil yargılamak zorunda bırakır. Sivil bir şahsiyet olarak ben, niçin savcı rolü oynayacakmışım ki: Meslek seçmem gerekirse savunma cephesinde olmayı tercih ederim. Şahsen insanları mahkûm etmektense anlamak beni daha mutlu kılar.”