Öldün diye sana olan sevgimin azalacağını
düşünecek kadar saf mısın?
Ölümlü bir erkek olduğunu bilmediğimi mi sanıyorsun?
Solucanlar göz çukurlarında yuvalansa da,
dilin dişlerinin arasından çıkıp sallansa da,
tiksinmeyeceğim senden, vazgeçmeyeceğim!
Etin kemiğin ne ilgisi var bizimle?
Bir parçanı kesip alan o kasap, sana olan aşkımı biraz olsun azaltabildi mi?
Taptığım özüne indirgese de seni, ölüm bile azaltamaz sevgimi.
Ben böyle seviyorum işte:
Zarafetini gaddarlığını, inceliğini kabalığını,
Olduğun şairi, olmadığın erkeği seviyorum.
Bir zamanlar çocuk olduğun ve bir gün ceset olacağın için seviyorum.
Hem gövdeni, hem aklını seviyorum.
Yalnızca boynunun düzgün çizgilerini değil, koltuk altının terini de seviyorum.
Kanımı tutuşuran gücünü de,
Çocuk gibi elinden tutma isteği uyandıran güçsüzlüğünü de seviyorum.