Sandığın gibi olmadığında ve artık sanmak istemediğinde buradaki zorlayıcı tutuşun sorgusu başlıyor. Artık sanmak istemiyorum baş kaldırışı aydınlatmıyor gerçeği. O bulanıklığı neden görüyor aklın? Bu bir iyilik değil. Perdeler açılmıyor. Altın işlemeli perdeler açılmıyor. Çünkü aklın onlara sarıldı, küçüğüm. Ama artık üşüdüğünü anlıyorsun. Açan bir tomurcuk gibi başkaldırmalısın.
Bir görülürsem bir görürüm, bir bilinirsem bir bilirim, birliktelik bu yönde akar. Tekliğimin göreni beni işitir ancak. Tekliğimin bilmeye yelteneninden önce bilmek isteyeni makbul ya bilmeklik arzusu beni, doğurur bende hissetmeyi. O zaman hissederim, karşımda bir olan biri var.
Korkular da insanın ayaklarına takılır, sen ise onu acı sanırsın.Yürüyüşünün durduğunu görürsen seni bir şeytanın kandırdığını bil. Senin cevherine tutulmayacak olanı sen de unut ey sır.
D. Efruz
Bir bana mı farz oldu görülmemiş suskunluk
Koparmam da sözleri dilimden dudağımdan
Sen sus kal ve ağırla tüm uslu misafirleri
Kanda isyan gizlidir taşar her damarımdan