Dostoyevski, devlet aleyhinde (sözde) bir komploya karıştığı için tutuklanmış, ölüm cezası verildikten sonra tam kurşuna dizilmek üzereyken af kararı çıkmış ve cezası 4 yıl kürek ve 6 yıl hapis cezasına çevrilmiş. Sibirya'da cezasını çekmiş. Cezasını çektikten, özgürlüğüne kavuştuktan sonra ilk yazdığı eserlerinden biri olan Suç ve Ceza'yı okudum. Ve tüm zamanların en iyi eserlerinden olarak gösterilen bu kitap hakkında biraz yazmak istedim.
Peki bu "Suç ve Ceza" nasıl bir kitap ki tüm dünyada bu kadar ses getirdi? Bana göre:
Bu kitap sadece edebi bir kitap değil. Bu kitap; psikoloji, sosyoloji,felsefe, politika, ahlak ,bilim, ekonomi gibi birçok kavramı aynı anda işleyen ve insanın ruhani boyutunu yansıtan birçok toplumsal ve bireysel olayı aktaran bir kitap.
Öncelikle bu kitaptaki tüm karakterler ayrı ayrı ele alınmayı hak ediyor. Çünkü, Dostoyevski her birinin iç dünyasını öyle derinden yansıtmış ki bu sayede ortaya böyle anlamlı ve derin bir eser çıkmış.
Ben her karakter için ayrı ayrı yorumda bulunmayacağım sadece ana karakter Raskolnikov üzerine yoğunlaşarak yorum yapacağım.
Raskolnikov yoksulluğundan ötürü hukuk öğrenimini bırakmış. Küçücük bir odada yaşayan, borçları olan genç bir adamdır. Raskolnikov'un işlediği iki cinayet söz konusu. Yoksul olan Raskolnikov, tefeci bir kadını ve onun üvey kız kardeşini öldürüyor. Aslında bu cinayeti, ne kadar zor durumda olursa olsun tam anlamıyla yoksulluktan kurtulmak için değil de inandığı teorisinden ötürü işliyor.
Hatta o kadar paraya ihtiyacı olmasına rağmen çaldığı değerli eşyaları bir yere saklıyor ve onlara hiç dokunmuyor.
Peki Raskolnikov'un cinayet işlemeyi göze alabilecek kadar inandığı bu teorisi ne?
Şöyle bir düşüncesi var:
Geleneksel ve ahlak çerçevesinde yaşayan insanın cesaretsiz ve korkak olduğunu
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · İş Bankası Kültür Yayınları · 2006194,6bin okunma