Düşün ki her ân ben değişiyorum, her ân sen değişiyorsun, buna rağmen birbirimizi nasıl tanıyabiliyoruz ? Bu kaçan benliklerimizi birbirimizde aramak tecessüsü olmasaydı bir saniye konuşabilir miydik ?
Güzelleşmek için yalan elbiseleri arıyoruz ve çıplak hakikati örtmeye, gizlemeye çalışıyoruz; hatta kefen bile çıplak cesedimizin çirkinliğini gizlemek için beyaz bir yalandır değil mi ?