Türkiye'ye ilk kez Özal'ın getirdiği "sanayisiz kalkınma" modeli de sönürgeleşmede bir süreç. Prof. Sinanoğlu, nehrin iki yakasındaki dilin yok oluşundan başladı: "Afrika'da bir nehrin iki tarafı Gambiya, bir tarafı Senegal. Bir taraf İngiliz, bir taraf Fransız sömürgesi. Bunlar aynı dili konuşan bir kabileymiş. Artık birbiriyle konuşamıyorlar. İkincisi siz sanayiyi boşverin demişler. Nehir var ya. Özal ne dedi: "Turistik oteller yapın öyle geçinin." İki tane tur şirketi pazarlıyor turistleri. Günlüğü 5 dolara. Sonra bu oteller iflas ediyor, ardından da yok pahasına yabancılara satılıyor. Sonra oranın ahalisine bir tek iş kalıyor, tarım gitmiş, hayvancılık gitmiş, sanayi gitmiş, KİT'ler gitmiş, telefon gitmiş, telefon rehberi gitmiş. O zaman insanlara ne kalıyor? Hamallık, bu otellerde bulaşıkçılık. Sömürgelerde, örneğin, Gambiya'da böyle olmuş. Türkiye'de hızla oraya doğru gidiyor."