Tuğçe

TC'nin birinci vazifesi eğitimi Türkçe yapmaktır. Atatürk'ün ömrünün yarısı misyoner okullarını kapatmakla geçmiş, "Ne mutlu Türk'üm diyene," demiş. Ben Atatürk'ün milliyetçiliği Ziya Gökalp'ten gelen kültür milliyetçiliği'dir, cümle yanlış anlaşılabilir diyorum. Büyükada'da bir ilkokulun duvarında iki satır yazı gördüm. "Türk demek Türkçe demektir, ne mutlu Türk'üm diyene"... Meğerse o iki cümleymiş, bir cümle değil. Bir cümleye indirmişler!...
Sayfa 326·Kitabı okudu
Türkçe
Reklam
Profesör Oktay Sinanoğlu eleştirilerini şöyle dile getiriyor: "Bu iş bitmiştir. Artık sömürgelerde bile yabancı dil öğretmek için kendi dili yerine dersleri başka dilden vermek diye bir yabancı dil öğrenme yöntemi yoktur. Bu tamamıyla eski Romalıların Keltlere karşı icat ettiği, sonra 1890'da İngilizlerin İrlanda'ya, sonra Rusların 1964'ten sonra Kazakistan'da vb. uyguladığı tamamıyla oraların dilini değiştirip ilelebet köle yapmak için kullanılan çok tesirli bir yöntemdir. ..."
Sayfa 291·Kitabı okudu
Toplum
Türkiye'ye ilk kez Özal'ın getirdiği "sanayisiz kalkınma" modeli de sönürgeleşmede bir süreç. Prof. Sinanoğlu, nehrin iki yakasındaki dilin yok oluşundan başladı: "Afrika'da bir nehrin iki tarafı Gambiya, bir tarafı Senegal. Bir taraf İngiliz, bir taraf Fransız sömürgesi. Bunlar aynı dili konuşan bir kabileymiş. Artık birbiriyle konuşamıyorlar. İkincisi siz sanayiyi boşverin demişler. Nehir var ya. Özal ne dedi: "Turistik oteller yapın öyle geçinin." İki tane tur şirketi pazarlıyor turistleri. Günlüğü 5 dolara. Sonra bu oteller iflas ediyor, ardından da yok pahasına yabancılara satılıyor. Sonra oranın ahalisine bir tek iş kalıyor, tarım gitmiş, hayvancılık gitmiş, sanayi gitmiş, KİT'ler gitmiş, telefon gitmiş, telefon rehberi gitmiş. O zaman insanlara ne kalıyor? Hamallık, bu otellerde bulaşıkçılık. Sömürgelerde, örneğin, Gambiya'da böyle olmuş. Türkiye'de hızla oraya doğru gidiyor."
Sayfa 289·Kitabı okudu
Toplum
"Meselâ bizde toplum içinde bir tırmanma var. Aslında Amerika'da İngilizlerden gelen bir sınıf sistemi var. Meselâ babası marangoz olan çocuğun kendisi de marangoz olur, başka şeye de aklı ermez, hatta istemez. Ufuklarının darlığı ve sınıf farkı İngilizlerden kılık değiştirerek Amerikalılara geçmiştir. İstatistiklere göre Amerikalıların %60'ı doğru dürüst okuma yazma bilmiyor."
Sayfa 279·Kitabı okudu
Eğitim
"Orada durum şu: Bütün Amerika'yı idare edecek belli bir zümre yetiştirilir, gerisi tamamıyla cahil bırakılır. Basın-yayında da bu böyledir; insanların dünyadan haberi olmaz, fakat başta bulunan 2 milyon insan müthiş iyi yetiştirilir. Amerika'yı da Amerika yapan bunlar zaten. Gerisi de kullanılır. Üniversite de böyledir. 20 tane seçkin üniversite vardır ve hakikaten bunlar dünyanın en iyi üniversiteleridir."
Sayfa 279·Kitabı okudu
Türkçe
Reklam