Kitabı okumaya başladığınızda tesiri altında kalmaya başlıyorsunuz ve yavaş yavaş az'la mutlu olmaya doğru yolculuğunuz başlıyor. Kitap sizi her adımınızda huzura kavuşturacak öncelikle buna inanın. Ve minimalist denilen yani eşyanın en azı haliyle sizi tanıştırmayı hedefliyor. Tabi bu öyle bir anda olacak bir şey olmadığından kitap bize bu konuda öncülük ediyor. Öncelikle var olan eşyalarımız ne için oradalar, amaçları ne, benim hangi işime hizmet ediyor gibi soruları kendimize sorarak işe koyuluyoruz. Ve aslında çok eşyanın özgürlüğümüzü kısıtladığının farkına varıyoruz. Sahip olduğumuz her eşyanın sorumluluğu altında ezmektense kendimizi, ayda yılda bir ihtiyaç duyduğumuz eşyaların, sahip olmadan tadına varmamız gerekiyor. Ve biri gelirse biri gider kuralını uygulamak eşya birikimini engelliyor.
Evinize bir göz gezdirin, eşyalarınız size huzurdan çok azda olsa boğuculuk veriyorsa bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Eğer fazlalıklarınızdan kurtulmak istiyorsanız da bu kitabı okuyun. Benim her eşyam ideal fazlalığım yok diyenlerde okumalı, çünkü okuduğunuzda öyle olmadığını anlayacaksınız.
Bilimsel araştırmalar, deneyler, insanı duyduğunda ilk başta şoka uğratacak gerçekler her zaman ilgimi çekmiştir. Bu kitabı okumaya başladığınızda da kitap sizi bir şekilde içine hapsediyor. Gözün o müthişligini okuduğunuzda 'vay be gerçekten böyle mi' diyorsunuz.
Gördüğümüz rüyalar, var olupta göremediğimiz küçük şeyler, gözümüzün yanıldığı zamanlar, gözlerimizi kapattığımızda gördüklerimiz, karanlıkta göremeyişimiz, algılarımız, yanılmalarımız, gözümüzün beyinle olan bağlantısı, ışınların hayatımızdaki yeri ve daha pek çok sorular ve cevaplar Gözün Serüveni kitabında yanıt buluyor.
Mesela hayvanlardan kurbağa ve kuşların hareket halindeki cisimleri algılayabildiğini, astronotların uzayda dünyadaki tırları bile net görebildiğini, rüyalarımızı arabeynimizin gördüğünü biliyor muydunuz?
Hatta doğuştan kör olan birinin gözleri ameliyatla görmeye başladığında, sandığımız gibi hayatına güle oynaya devam edemiyor. Alışmış olduğu karanlık gerçeğinden kurtularak hiç tanımadığı bir dünyaya gözlerini açmış oluyor. Uzaklık yakınlık gibi kavramları algılayamıyor, karşıdan karşıya geçerken ne yapacağını bilemiyor ve ancak gözlerini kapattığında rahatlıkla geçebiliyor, hatta pek çoğu kendi karanlık dünyasına geri dönüyor ve bazısı çok üzücü ama intihar dahi edebiliyormuş. Buna burada değindim çünkü gerçekten bu kadar zor olacağını tahmin edemezdim.
Öğrenilmiş bir gerçek var ve bu da çocuk yaşlarda kazanılıyor. Sonradan kazanılması o kadar zor ki bunu biliyoruz ama okuduğunuzda daha iyi anlayacaksınız.
Kitap beni içine çekti. Ve ne kadar şükretsem az dedim. Küçücük bir göz deriz ama marifeti öyle büyük ki, neler neler başarıyor.
Bu kitabı okuduğunuzda gerçekten ufkunuz ve gözleriniz açılacak.