y a s i n

y a s i n
@_tuta53
Allahu âlem
Bu dünya hangimizin?
Bırak deli Haydar-bırak be gardaş Kafayı bozmaya değmez bu dünya İsterse hızlı dönsün isterse yavaş Sen seni üzmeye değmez bu dünya Fani diyen varsın desin sana ne Gönül veren gitsin versin sana ne Haydut vursun hırsız yesin sana ne Gücenip kızmaya değmez bu dünya Nerde kan akıtıp kavga verenler Nerde şimdi sefasını sürenler Ne götürdü kucağına girenler Bir yırtık çizmeye değmez bu dünya Kulpu yok ki neresinden tutasın Sana göre lokma değil yutasın İçine gireni Allah kurtarsın Üstünde gezmeye değmez bu dünya. Gel gitme kal desem kalamazsın ki Ortadan böl desem bölemezsin ki Git tekrar gel desem gelemezsin ki Aldanıp azmaya değmez bu dünya Almak-satmak, tapu-senef nafile Toplayıp yığdığın servet nafile Sıla nafiledir, gurbet nafile Yağmaya tozmaya değmez bu dünya
Şiir
Reklam
Bir gün olursan iki gözüm sen de aşka yâr Bu mâcerâyı ben o zaman söylerim sana Şeyh Gâlib
Şiir
Hor Bakma Sen Toprağa
Hor bakma sen toprağa, Toprakta neler yatar? Kani bunca evliya, Yüz bin Peygamber yatar. Cennette buğday yiyen, Gaflet gömleğin giyen, Hem dünyaya meyleden, Adem Peygamber yatar. Arkasıyle kum çeken, Göz yaşıyle yuğuran, Kabeye temel kuran, Halil Peygamber yatar. Vücudunu kurt yiyen, Kurt yedikçe şükreden, Belalara sabreden, Eyyup Peygamber yatar. Balık karnında yatan, Deryaları seyreden, Kabak kökün yastanan, Yunus Peygamber yatar. Kuyuda nihan olan, Köle diye satılan, Mısır’a sultan olan, Yusuf Peygamber yatar.
Şiir
geçilmez
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez; Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez. İçeride bir has oda, yeri samur döşeli; Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez. Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada, Bütün fani lezzetlere darılmadan geçilmez. Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez. Kayalık boğazlarda yön arayan bir gemi; Usta kaptan klavuza varılmadan geçilmez. Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhava; Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez. Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi; İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez! Necip Fazıl Kısakürek
Şiir
Kimseye bâkî değildir, mülk-i devlet, sîmu zer, Bir harab olmuş gönlü tamir etmektir hüner. Niyâzî-i Mısrî