Kişinin, ruhunun görüntüsünü farklı ve hoş bir biçimin üzerine yansıtıp bir süre orada oyalanmaya bırakmasında; fikirlerinin, tutkunun ve gençliğin musikisiyle birleşip yansıyarak ona geri dönmesinde ve kendi mizacını latif bir sıvı ya da gizemli bir koku gibi bir başkasına geçirmesinde gerçek bir mutluluk vardı.
Ben de birkaç yıldır öylesine yoğun çalışıyordum ki, yavaşlamayı unutup kendimi dinlemeyi, ailemle ve sevdiklerimle vakit geçirmeyi ihmal ediyor, sonra bunun huzursuzluğunu yük ediniyordum kendime. Bir yolculuğa çıkma fikri gelip yerleşmişti o an içime.
Bildiklerimi başkalarına aktarmayı çok ama çok seviyordum. Temas ettiğim insanlardan muhakkak bir şeyler öğreniyor, ben de bilgimi cömertçe paylaşıyordum. Tarifsiz bir hazdı bu yaşadığım.