Şol cennet ki; hûri, şarap mâsivâ,
Sevdiğine bırakır mı, gayr eder?
“Geçiver de gel,” dediği yerden
Geçer de geliriz söze.
Ölçü tartı bilmez oldu bu akıl,
Hesaptan âciz kaldı idrâk.
“Haydi göçüver,” dediği âlemden
Göçer de gideriz öze.
“Gece yanan ateşleri söndürün,” dedi;
Üfler iken aşkın ateşini, hâr oldu cân.
Nâr olan söndüremedi Nûr’u,
Uçar da tekrar, neden konarız köze?
Hak, kendin bilir kendin olanı;
Seçer de O seçer, geliriz dize.
Bildiğini bilmez âciz olan cân,
Nâçarız da yine, sunarız dize…