Fıkıh usûlünün prensiplerini teşkîl eden dört asıl kaynak vardır. Bunlar:
1- Kitâb
2- Sünnet
3- İcmâ
4- Kıyâs
Buradaki "Kitâb", son peygamber Hz.Muhammed Efendimize Allah Teâlâ tarafından Cebrâil vâsıtasıyle vahyedilmiş olan Kur'ân-ı Kerîm'dir.
"Sünnet", Resûl-ü Ekrem Efendimizin söz, davranış ve uygulamalarının toplamını ifâde eder.
"İcmâ", bir asırda bulunan İslâm müctehidlerinin şer'î bir hüküm üzerinde ittifâk etmeleridir. Bir aklî hüküm veya bilinmesi yalnız sarih nakle dayalı olan şeyler hakkındaki ittifâka icmâ adı verilmez.
Âlemin sonradan yaratılmış olmasına, kıyâmetin vukuuna âit ittifâklar gibi. Çünkü bunlar zaten Kur'ân'da açıkça belirtilmektedir. Aynı zamanda âvâmın bir konu hakkındaki ittifâkları da icmâ sayılmaz.
"Kıyâs" ise, bir şeyde sâbit olan hükmün benzerini, o hükmün ictihâd-ı sebebini taşıması cihetiyle, diğer bir şeyde de bir rey ve ictihâd netîcesi olarak ortaya koymaktır.
Fıkıh ilmi, dinî, siyâsî ve medenî hayatın bütün husûslarını en geniş bir biçimde ele almakta olup; hem ibâdetlerde, hem de aile, miras, emvâl ve ukûd gibi sosyal hayat münâsebetleri gereği olan bütün uygulamalarda yapılacak veya sakınılacak cihetlere dâir hükümleri içerir.
İslâm Hukuku ilminin özel adı olan "Fıkıh": Bilmek, anlamak, şuurlu olarak idrâk etmek, bir şeyin künhüne vâkıf olmak, kapalı bir şeyin hakîkatine nüfûz edebilmek, kendisine hüküm taallûk eden gizli bir mânâyı kavrayabilmek gibi anlamları ifâde eder.
Fıkıh'ın ıstılâhtaki mânâsı ise: "İnsanın amel yönünden lehine ve aleyhine olan şer'î hükümleri bilmesi" demektir.
Diğer bir tâbir ile: "Uygulamaya, yani ibâdet, kulluk ve muamelâta ilişkin şer'î hükümleri ayrıntılı delilleriyle bilmektir."