Fıkıha Dâir

Fıkıha Dâir
@_vefa
Temel, güncel fıkhî mes'eleler ile fetvâlar ve sünnet-i seniyye olan ameller, kaynakları ile iktibâs edilecektir inşâallah
Farzların bedîhi (apaçık) olanları vardır ki, bunları her kim inkâr ederse kâfir olur. İman, namaz, hacc, zekât... gibi. Buna göre meselâ, "Namaz, dua demektir; böyle yatıp kalkmak diye birşey yoktur" diye te'vîl eden kâfir olur.
Din
Reklam
OLDUKÇA MÜHİM !
"Elfâz-ı küfür" denilen sözlerin çoğu "ulûhiyyet" dâiresine tecâvüz sayılabilecek anlamlar taşırlar. Meselâ "Ben onunla Cennet'e dahi girmem" ifâdesinde dolaylı olarak Allah'ı reddetme anlamı vardır. Eğer o Cennet'e girerse, onu oraya koyacak olan Allah'tır ve yaptığını bilerek yapmıştır (Âlim'dir), yaptığı yerli yerindedir (Hakîm'dir). Bu sözü söyleyen adam sanki, "Bu, Cennet'e girmeye lâyık değildir, oraya konulur­sa isâbetsizlik yapılmış olur" demiş gibidir. Bu da Allah'a hata nisbet etmektir kî, küfürdür. Bu söz de dolayısı ile küfür olmuş olur, ancak -Allah-u a'lem- bunu şöyle anlamak gerekir: Bu söz, dolaylı olarak ifâde ettiği mânâ ile küfür anlamı taşır. Ancak o do­laylı mânâyı yalnızca kâfirler öyle düşünebilirler. Müslüman öyle düşünemez, düşünmemelidir. Yoksa, "Bu sözü söyleyen hüküm bakımından kâfir olmuştur. Yani, bütün amelleri boşa gitmiştir, karısı boş olmuştur, katli gerekmiştir, mi'râstan mahrûm olmuştur..." vb. demek doğru değildir. Belki, "Böyle tehlikeli bir zemîne götürecek bir adım atmıştır, İslâm bağına küfür ormanının di­kenini dikmiştir. Derhal tevbe etmeli biçiminde anlamalıdır.
Din
İnsan için en önemli mes'elenin "iman", en korkunç şeyin de "imansızlık" olduğunu bilmek gerekir. "Bir kişi­nin imanına vesîle olabilmek, insan için üzerine güneşin doğup battığı herşeyden daha hayırlıdır" buyrulmuştur. Müslümanlar, olabildiğince çok kişinin iman ni'metine kavuşmasını ve küfür karanlıklarından kurtulmasını arzu ederler. Esâsen Müslüman bunun için ya­şar, bunun için yaşamalıdır.
Din
🔸Bir sargı ile sarılmış bulunan yaranın kan veya cerahati, sargının dışına çıkarsa abdest bozulur. 🔹Fakat böyle bir ıslaklık sargının dışına çıkmazsa abdest bozulmaz. 🔸Şayet sargı iki kat olur da, ıslaklık bir kısmına geçmiş bulunursa, bu durumda abdest bozulur. 🔹Yara iyi olmadan, üzerindeki sargı düşmüş olsa, yarayı yıkamak gerekmez ve mesh de bozulmuş olmaz. 🔸Ancak iyi olduğu zaman, bir yaranın üzerindeki sargı düşerse, bu yaranın yıkanması gerekir. Çünkü, bu son durumda mesh de bozulmuştur. 🔹Sarginin üzerinde bulunan sargı katları düşse, alttan çıkmış olan sargıya yeniden meshetmek icab etmez (Fetavâ-i Hindiyye - sargı bahsi)
Din