Heyecanla mutluluğun aynı şey olmadığını anlamanız içinse, önce zirveye çıkmanız, sonra da aniden yere çakılmanız gerekir. Ben anladım fakat şuuruma kavuştuğunda ağır yaralıydım.
Zira aşk, hele de benim koşullarımda, bulutlarda uçacağını sanırken, sadece ayağınızı kaydırmaya yarar. Evvela yüksek bir yere çıkarılır, sonra birden aşağı bırakılırsınız. Aşk, kazanmayı planladığınız değil, kaybetmeyi göze aldığınız şeylerin toplamıdır.
Bazen hayatınızda tüm taşların yerli yerine oturduğunu, ömrünüzün kalanını birbirine geçmiş Lego parçaları arasında Sessiz sedasız tamamlayacağını düşünürsünüz. Bu, evvela güven ve huzur duymanızı sağlar, sonra da sıkıntı.