Hiçbir şekilde beklemediğim bir sonla karşı karşıya kaldığım roman, Kardeşimin Hikayesi.
Çoğu kişi kitabın fazla abartıldığını düşünüyor. buna katılmakla beraber özellikle kitabın sonunda şaşırtması ile de etkileyici ve akıcı bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Kitap konusunu öldürülen birinin katilini bulmak için araştırma yapan bir gazetecinin Ahmet isminde biriyle tanışıp röportaj yapması ve Ahmet Bey'in kardeşi olarak gösterdiği Mehmet'in hikâyesini gazeteciye anlatmasından alıyor.
"Ama inan bana, insanların çoğunun ruhu, bedeninden önce çürüyor..."
(Sayfa 236)
Kitap konusunu birbirine zıt özelliklere sahip iki arkadaşın hayaller kurması ve çalıştıkları çiftlikte yaşadıklarından alıyor.
Bu arkadaşlar Lennie'nin yumuşak şeylere olan zaafından dolayı çalıştıkları bir çok çiftlikten kovulurlar. Ardından bir başka çiftlikte çalışmaya başlarlar, bu süreçte aynı hayali paylaşır ve aynı hayale tutunurlar...
Aynı zamanda roman bireyin toplumda kendini konumlandırışını, insanın yalnızlığını, insanın güç ve doğa ile olan ilişkilerini belirterek açıklayan bir eserdir.
"Üzülme, dedi. Bazen mecbur kalır insan.”
"İnsan yüreğinin iyi olması için akla ihtiyaç yoktur.”
Roman küçükken Anne ve Babasını kaybetmiş bu yüzden ablası ve eniştesi ile birlikte yaşayan Pip'in bilinmeyen birinin bıraktığı miras sonucu hayatının değişimini konu alıyor.
Romanın ilk yarısı daha çok tasvirler üzerinde dursada kitabın son yarısında yer alan olayların birbiri ile bağlantısı çok güzel işlenmiş ve sürpriz sonlar ile de şaşırtıyor.
Bize öğrettikleri şeylerin hepsi yalanmış çünkü bir tek acı çekmekmiş doğru olan...
(Sayfa 649)