Sabır, kişinin, kendisine elem ve üzüntü veren şeylere katlanmasıdır. Sabır acıya teslim olmak değil, onu savmak için dayanmak ve karşı koymaktır ki, her ferahın, her başarının anahtarıdır. Baştaki darlık ve sıkıntının geçmesi için Allah ın yardımını celbedecek sebeplerin birincisidir. Sabırsız ruhlar her zaman darlık içindedir. Onların dünyaya ait olaylara dayanma güçleri hiç yoktur. Her şey ister, her şeyden rahatsız olurlar. Genişlik zamanında eldeki nimetin kıymetini bilmezler, gözleri daima başkasındadır. Az bir yokluk görünce tahammül edemez, hemen mahvolurlar. Halbuki dünyada değişmeyen, tahavvül etmeyen hiçbir şey yoktur. Bundan dolayı bir darlığa düşmüş olanlar, Allah a kalbini bağlayarak bunun da Allah ın izniyle geçeceğine iman eder ve Allah ın yardımını, mutluluk ve ferah gününü temiz kalp ve olgun iman içinde beklerse sonuç kurtuluş olur. Hiçbir fenalığa düşmeden kurtuluş olur. Bunun için nefisleri sabra alıştırmalı onu alışkanlık haline getirmelidir. Bu alışkanlık acıyı bırakmak için değil, defetmek içindir.