Zahid

Yaşatıldığı sürece dillendirildikce varolacak bir sorun. Kişisel şeylerin ötesinde anlaşılmak istenmiyorcasina anlaşılırsa daha da acı verici. Benim kendimde üzerine gitmem gereken şeyler var mantıklı olmak zorunda değil. Yanlış yaşıyorum elaleme bu kadar kulak asılmamali sabah güneşi görmek gerek. Dalga dalga beynimden içeri girişini izlemek gibi.
Reklam
Ben artık farkındayım ki benim mutluluğum bireysel nasıl bir durumda olursan olayım yada nasıl bir şeye sahip olursam olayım. Içinden çıkılması güç bir hale evriliyor her durum. Buna belki kaçmak diyebilirim belki bir savunma mekanizması ancak ben böylesine yaşayabiliyorum. Uyum sağlamakta iyiyim durumlara göre beklentiler ve istekler değişiyor ama içimdeki huzursuzluk mutluluk arayışım son bulmadığı sürece devam edecek artık anlıyorum. Hiçbir parçanın bir bütünü olamayacağım başlı başına bir parçadan ibaretim bunu kabullenince ve yoluma baktığımda mutluluk benim olacak.
Karmaşık Duygular İçinde Tekrar karmakarışık duygular içindeyim. Ne yapmam gerektiğini, nasıl yaşamam gerektiğini, olaylara nasıl tepki vermem gerektiğini kestirmekte güçlük çekiyorum. Her şey giderek daha karışık hale geliyor. Bir an mutlu olup gülüyorum, bir an ağlıyorum. Bazen hayallerim gerçek oluyor ve seviniyorum, bazen de hayalini kurduğum şeylerin bana zarar verdiğini fark ediyorum. Bunun sonucunda ne istediğimi bilemez hale geliyorum. Beni neyin mutlu edebileceğine dair hiçbir fikrim yok. Gittiğim yerde mutlu olup olamayacağımı da kestiremiyorum. Sanki ne yaparsam yapayım, nereye gidersem gideyim, hangi koşulda olursam olayım, bu ruh halinden çıkamayacağımı düşünüyorum. Başarılı olsam da, geçmişte hayalini bile kuramayacağım yerlere gelsem de hiçbir şeyin beni tatmin etmeyeceğini hissediyorum. Sanki asla mutlu olamayacakmışım gibi geliyor. Hatta mutluluğu hak edip etmediğimi bile bilmiyorum. Gündelik Hayattan Bıkkınlık Gündelik dertler, saçma sapan meseleler ve hatırlamayacağım sorunlarla uğraşmaktan yoruldum. İnsanların duygularını açıkça ifade etmekten kaçınıp, onların anlaşılmasını beklemeleri beni sinirlendiriyor. Çığlık atan çocuklardan, saçma sapan fikirlerini herkese anlatmak isteyen insanlardan nefret ediyorum. Bir yanım hayatı basitçe yaşamak istiyor, diğer yanım ise sürekli meşgul olup yaşamın keyif alınabilecek her kısmından uzak durmayı seçiyor. Hangisinin doğru olduğunu kestiremiyorum. İnsan İlişkileri ve Yalnızlık Sevgi üzerine düşünüyorum. İnsan neden sever? Neden sevilir? Sevmeyi veya sevilmeyi hak etmek ne anlama gelir? İnsan ilişkileri çok zor. Mantıklı olmaları gerekirken tamamen duygularla yürütülüyor. Kimse bir şey söylemeden anlaşılmak istiyor. Empati yaparak, hareketlerinden çıkarımlar yaparak karşı tarafın hislerini çözmemiz
Duygu ve Düşünce
Isterim bir neşe bulabilmek çocukluğundan Isterim ki başını kaldır ve bak doğan güneşin Doğuşunda açan çiçekleri gör ufuk çizgiden Göğe uzanan maviliklerde boğulsun için Ben isterim ki görebilmeyi gitmeden önce Elbet hakkın verdiği nefes kesilecek öylece Yitip gitme isterim elveda edemeden gitme Başını kaldır da bak gelecek güzel günlere
Şiir
Hayat zor biliyorum. Her gün birbirinin kopyası insanlara, samimiyetsiz gülüşlere tahammül etmek çok zordur biliyorum. Ancak her şeye rağmen yaşama tutunmaya değecek şeylerde var. Bu şeyleri bulmak zor hayatı anlamlı ve yaşamaya değer kılacak şeyler hiçbir zaman arayışımızın sonunda karşımıza çıkmıyor. Anlamı ararken geçirdiğimiz süreç. Ben bir gün biliyorum ki doğal şartlarla değil depremde yada başıma bir şey gelmesi sonunda veda edeceğim bu yaşama hala sıkı sıkıya bağlıyım. Kimi zaman nefret ediyorum kimi zaman sövüyorum ama günün sonunda nefes almayı, yağmurun altında yürümeyi soğuğu hissetmeyi kalabalıkla tüm şehrin yargılayan bakışlarını ortasında dans eden iki insanı görmeyi, metroda çalan şarkıların sesini seviyorum yaşamak hala güzel. Eskiden olduğu gibi kopuk yaşamak istemiyorum insanca hissetmek birlikte üzülmek ağlamak sevinmek kahahalar atmak istiyorum. Herkesçe herkesle yaşamak nefretimi kusmak haykırarak kahaha atmak istiyorum. Bende yorgunum her gün kötü şeyler görmekten, sadece sorunlarını anlatan insanlardan, çocukluğumu benden çalan ailemden, sadece uyurkende olsa girdiğim evin üzerime gelen duvarlarından nefret ediyorum. Geçmişi konuşurken istemsizce sildiğim anılarımı hatirlayamaktan yorgunum. Bu yük ağır geliyor zorlanıyorum bende insanım erkek yada kadın fark etmez hayat zor benimkide zor herkesin olduğu kadar sadece yaşamak hissetmek istiyorum. En azından bu elimden alıncaya kadar yaşamak istiyorum çünkü elimde sadece bu var ve tekrar kaybetmekten korkuyorum. Bende korkuyorum.
Duygu ve Düşünce