Amacı daha çok yemek bulmak, daha çok sıradan olmak olmayan bir martının hikayesi bu.
O sadece uçmak istiyor; daha çok uçmak, daha yükseklere. Martılara çizilmiş sınırın dışına çıkıp belki bir doğanla yarışmak istiyor. Herkes onun aklını kaçırmış olduğunu ve durması gerektiğini söylüyor.
Ama sınırları zorlamak varken, nasıl durabilirsiniz ki?
Bu size de tanıdık geldi mi? Bu bir martının hikayesi değil sanki ha?
Kanatları kırılıp uçması engellenmeye çalışılan bedenlerimizin hatta fikirlerinizin hikayesi gibi.
Öyle olmalı. Sınırları zorlayan sadece Jonathan Livingston adındaki küçük marti olmamalı.