Ölümünün üstünden bunca zaman geçtikten sonra, şimdi dönüp bakınca, yaşam şeklimiz mucizevi geliyor bana, sadece ortak bir zihnin içindeki taş ve dişlilerin sessiz uyumuyla gerçekleştirilebilecek bir mucize.
-Evet, belki de. Dengemi kaybettim. Sorun ne bilmiyorum.
-Neşeni kaybettin, dedi hiç tereddütsüz. Neşemiz olmadan ölü sayılırız.
-Tekrar nasıl bulacağım peki?
-Neşeli olanları bul ve onların
kusursuzluklarına dal.
Yaşam alanına bir adım atıldığında işin, bir hayatın içinde ne kadar merkezi bir yer tuttuğunu insan hisseder. Yarısı boş, kağıt kahve bardakları. Yarısı yenmiş deli sandviçler. İçi tortulaşmış bir çorba kasesi. Neşe ve ihmal var burada.