Sıkıntımı engin ve derin zannederdim. Bir zaman sonra baktım ki sıkıntım dünyayı kuşatacak ve başka herkesi de sıkacak genişlikte değil. Dün ya o zaman başıma yıkıldı. Çünkü bazı başka sıkılanların sı kıntısı ve bunu dile getirişleri benim sıkıntımı tanımlıyor onu anlamlı ve önemli hale getiriyordu. O zaman benimki nin sıkıntıdan çok bir darlık, benim halimin de bu darlık ta sıkışma olduğunu anladım.
Aklım ve hayal gücümden başka hiçbir şeyim yoktu. Aklımın tekinsiz, hayallerin değersiz olduğu bana hissettirilince, bazen ince bazen hoyratça söyleniverince işte o zaman bıçağı çekerdim. Hiçbir şeyi olmayanın tüm tehlikesi ile bir saldırırdım.