Livaneli’nin Bekle Beni kitabı, 68 kuşağının en zorlu dönemlerinden bir aileyi merkeze alarak yaşanan sıkıntıları içten ve net bir şekilde yansıtıyor. Selim’in bir sabah uyanıp kendini “suçlu” olarak bulmasıyla birlikte en çetin süreç başlıyor. O dönemde okur yazar olmanın, yazmanın ve çizmenin bile devlet gözünde suç sayılması; yazarların, ressamların sebepsizce ailelerinden ve dostlarından koparılmasına, yıllarını kaybetmelerine ve türlü işkencelere maruz kalmalarına neden oluyor. Kitap, her cümlesinde bu hüznü derinden hissettiriyor. Özellikle Selim’in eşine yazdığı her mektupta, böylesine zor bir dönemde bile naif bir aşkın nasıl var olabildiğini güçlü bir şekilde aktarıyor. Akıcı ve sürükleyici bir kitap olsa da, diğer Livaneli eserlerine kıyasla beni daha az etkilediğini söylemeliyim.