Telefonumun arka planında canım küçük İskender’in çok sevdiğim bir resmi var. Normalde gören çoğu kişi ‘aaa o kim’ diye sorardı ama bugün okulda tesadüfen gören biri ‘ A küçük İskender’i mi seviyosun :)’ diye bir karşılık verdi :d… İşte insanları mutlu etmek bu kadar kolay arkadaşlar :D Mutsuzluğu normal ruh hali olarak kabul eden biri olarak bile günümün şenlendiğini hissettim…
Edebiyat
Sҽɳι ႦαğıɾαႦιIʂҽɱ ʂҽɳι, Dιρʂιȥ ƙυყυIαɾα, Aƙαɳ ყıIԃıȥα, Bιɾ ƙιႦɾιƚ çöρüɳҽ ʋαɾαɳα, Oƙყαɳυʂυɳ ҽɳ ıʂʂıȥ ԃαIɠαʂıɳα Düşɱüş Ⴆιɾ ƙιႦɾιƚ çöρüɳҽ. – Aԋɱҽԃ Aɾιϝ
Reklam
Çσćuк σLмaк ωaяdı şiмdi. düşüp, düşüp “ aηηє “ diγє ağLaмaк… γaяaLaяıηa dσкuηup “ aćıγσя мu? “ diγє Sσяduğuηda вσγηuηa aтıLıp “ yOk “ diγє кaηdıямaк… γaяaηa “ ÜFF “ dєdiğiηdє “ qєςтi “ diγєвiLмєк ωaяdı... ......aćıLaяdaη, haγaL кıяıкLıкLaяıηdaη uzaктa aηηє кućağıηda huzuяLu σLмaк ωaяdı. aşк aćıSı dєğiL dє, вiякaς Sıγяığıη ćaη aćıSıηı ςє&
1-Hakim saçı sakalı uzamış Necip fazıl üstada "maymuna dönmüşsün Necip" demiş. Necip fazıl yüzünü duvara çevirip: "şimdi de duvara döndüm" demiş. 2-Üstad Necip Fazıl Kısakürek bir gün konferans verirken salonda bulunanlardan birisi kürsüye salatalık fırlatır. Salatalığı eline alan Necip Fazıl salondakilere dönerek: "- Birisi kimliğini göndermiş, kiminse gelsin alsın" der. 3-Üstad'ın çalışma odasına giren bir yazar üstadın çalışma odasına göz attıktan sonra: -Hayrola üstad çalışma odanda hiç kitap yok, siz hiç kitap okumaz mısınız? diye soru sorduğunda, Üstad şu cevabı verir: -Sen hiç süt içen inek gördün mü? 4-Necip Fazıl şeriatçı olduğu iddiasıyla tutuklanır.Çıkarıldığı mahkemede suçsuz olduğunu söyleyip tahliyesini ister.Kendisine reva görülen haksızlık ve zulümleri öyle canlı bir üslup ile tasvir eder ki,mahkeme heyetindeki kadın hakimin gözlerinden yaşlar süzülmeye başlar.Bunun üzerine şairler sultanı,hanım hakimi salondakilere göstererek konuşmasına devam eder."İşte şeriatın bir sırrı daha tecelli etti: Kadından ceza hakimi olmaz.." 5-Necip Fazıl'a, "Allah, deveyi iğnenin deliğinden geçirebilir mi?" diye sormuşlar. "Evet geçirir" demiş. Bunun üzerine "deveyi mi küçültür, yoksa iğneyi mi büyültür?" demişler. Necip Fazıl, İlahi kudretin sonsuzluğunu ifade babında, şu cevabı vermiş: - Ne deveyi küçültür, ne iğneyi büyültür. Gökteki yıldızları senin göz bebeğine sığdırdığı gibi, vızır vızır geçirir... 6-Necip Fazıl bir konferansında isim vermeden gazetelerin tenkidini yapıyormuş. Fakat o şekilde açık konuşuyormuş ki, bu işlerle çok az ilgili olan dahi hangi gazeteden söz edildiğini anlarmış. Dinleyenlerden biri hatibin sözünü keserek: -Hangi gazeteden bahsediyorsunuz? demiş. Necip Fazıl sormuş: -Siz ne iş yapıyorsunuz? -Keresteciyim. -Belli, otur! 7-Mahkemede hakim,
Şiir